"Evet, Zât-ı Akdesin alem-i zâtîsi ve en âzamî ismi olan lâfzullahtan sonra en âzam ismi olan Rahmân, rızka bakar. Ve rızıktaki şükürle ona yetişilir. Hem Rahmân‘ın en zâhir manası, Rezzâk’tır." İzah eder misiniz?

Soru Detayı

- Ayrıca şükrün takva ile alakasını açıklayabilirmisiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, Zât-ı Akdesin alem-i zâtîsi ve en âzamî ismi olan lâfzullahtan sonra en âzam ismi olan Rahmân, rızka bakar. Ve rızıktaki şükürle ona yetişilir. Hem Rahmân‘ın en zâhir manası, Rezzâk'tır."

"Hem şükrün envâı var. O nevilerin en câmii ve fihriste-i umumiyesi, namazdır."(1)

Allah lafzı Allah’ın hem zatını, hem şuunatını, hem sıfatlarını, hem isimlerini içine alan ya da temsil eden en büyük ve en kapsamlı ismidir. Risale-i Nur'un bakış açısına göre Allah lafzı aynı zamanda ism-i azamdır.

Allah lafzından sonra en büyük isim Rahman ismidir.

Sözlükte “merhamet etmek, severek ve acıyarak korumak” anlamındaki rahmet (ruhm, merhamet) kökünden türeyen rahman kelimesi “şefkat ve merhamet eden, acıyan” demektir. Kelimenin kök manasında “yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak” gibi beşerî-duygusal unsurlar bulunduğundan Allah’a nisbet edildiğinde “sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan” şeklinde anlam verilmiştir.(2)

Rahman “sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan” demek olduğu için lütuf ve ihsanın en belirgin en somut en görünen tecellisi ise rızık oluyor. Yani rızık insan açısından Rahman isminin en görünen en göze çarpan en muhtaç olduğu bir tecellisi olmuş oluyor.

İnsan rızık olmadan yaşayamaz ve rızka müptela derecesinde bağımlıdır, bu da rızkın hem Rahman ismi açısından hem de insan açısından ne kadar önemli ve ne kadar tesirli bir tecelli olduğunu gösteriyor.

Madem rızık insan için bu kadar hayati önem arz eden bir nimet öyle ise bu nimeti sürekli bir şekilde ihsan eden Allah’a karşı insanın minnet ve şükür içinde olması gerekmez mi, insanın en önemli vazifesi şükür olmaz mı?.. Şükrün sadece rızka tahsis edilmesi elbette doğru olmaz, ama rızık diğer nimetlere göre insana daha görünür daha yakın daha dikkat çekici olduğu için rızık Rahman isminin en büyük ve en seçkin tecellisi sırasını almış. Mesela, sabah Güneş doğduğu için özel bir şekilde şükretmek insanın aklına gelmez, ama çoğu insan yemek yedikten sonra şükretme ihtiyacı duyar.

Bu durumda Rahman ismine ulaşmanın yani Allah’ın merhametini, şefkatini üzerimize çekmenin en etkili ve en kolay yolu şükür oluyor. Allah’ın vermiş olduğu sayısız nimetlere karşı minnet ve şükür içinde olmayan bir kalp Allah’ın merhametini, şefkatini kendi üzerine çekemez.

Şükrün en büyüğü en kapsamlısı ve en külllisi ise namazdır. Namazı terk eden, dil ile yaptığı şükrün değerini de düşürmüş olur.

Bu durumda şükür bir ibadet, onu terk etmekte bir günah oluyor. Takva ise günahlardan uzak durmak anlamına geliyor. Öyle ise şükür içinde olmak takva, şükrü terk etmek ise takvadan uzaklaşma olur. Takva ile şükür arasında da böyle bir ilişki kurulabilir.

Dipnotlar:

1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Beşinci Risale...

2) bk. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “rḥm” md.; İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “rḥm” md.; Lisânü’l-ʿArab, “rḥm” md.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...