Block title
Block content

"Evet, zeminin yüzünde kesret o kadar intişar etmiş ve hilkat o kadar teşa’ub etmiş ki, bütün kâinatta münteşir umum masnuatın pek çok fevkinde ecnâs-ı mahlûkat ve esnaf-ı masnuat, küre-i zeminde bulunur, değişir, daima dolup boşalır..." İzahı nasıldır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ağacın köküne inildikçe ağaç tekleşir yukarı çıkıldıkça dal ve budaklara ayrılarak saçılır ve dağılır. Mahlukatta aynı bu ağaç gibi bir kök ve dal budaklardan müteşekkildir. Bu mahlukat ağacının en kökü Allah’ın isimleri ve bu isme dayanan İlahi kanunlardır. Bu ağacın  dal ve budakları ve buna müstenit yaprak ve çiçekleri ise içinde yaşadığımız şu kesret alemi olan kainattır.

Sidreü'l-Münteha: Mahlukat ilminin ve amelinin kendisinde nihayet bulup kevn âlemini hududlandıran bir işaret. Yedinci kat gökte olduğu rivayet edilen ve Peygamberimiz  (asm)'ın ulaştığı en son makamın ismi.

Malum olduğu üzere ağacın kök, gövde ,dal gibi aksamında en geniş ve kapsamlı yeri gövdesidir. Bütün varlık alemini bir ağaç gibi tahayyül edersek bu ağacın ilk yaradılış evresinden ebede uzanan sürecinde  en geniş, görünen ve daimi kısmı cennet hayatıdır yani bir nevi cennet varlık ağacının gövdesi hükmündedir. İnsanın ebedi hayat yolculuğunda devamlı ve sürekli yaşayacağı yer cennet hayatı olacağından cennet gövde gibi önem arz ediyor. Sidre zaten bütün varlık alemini kuşatan bir ağaç olarak teşbih edilmiştir.

Cennetü’l-Me’vâ’yı ise bu varlık ağacının en tatlı ve en güzel bir meyvesi olarak düşünebiliriz.

 Nitekim cennetin bu makamı ayette şu şekilde müjdeleniyor:

"İman edip, güzel ve makbul işler işleyenlere, yaptıklarına karşılık konukluk olarak Me’va cennetleri vardır." (Secde, 32/19)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...