Block title
Block content

"Fakat bazan oluyor ki, cadde-i Ahmediyede (a.s.m.) gittikleri halde, bilmiyorlar ki cadde-i Ahmediyedir ve cadde-i Ahmediye dahilindedir. Hem bazan oluyor ki, Peygamberi bilmiyorlar; fakat gittikleri yol, cadde-i Ahmediyenin eczasındandır." İzahı nasıl?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Cadde-i Ahmediye'de gittikleri halde, o caddede olduklarını bilmeleleri" ile "Peygamberi bilmiyorlar, ancak gittikleri yol cadde-i Ahmediye'nin eczasındandır." cümlesinin ortak yönü; bir mazarete binaen Peygamberi (a.s.m.) bilmemeleridir. Ya hiç duymamışlardır ya da yanlış duymuşlardır. Dolayısıyla mazur kabul ediliyorlar.

Bunlar kimler olabilir?

Peygamber Efendimizin (asm) nübüvvetinden önce gelenler olabilir; nübüvvet geldikten hemen sonrakiler olabilir. Nübüvvetin her tarafa yayılmasından sonra ise, o dönemin bir kısım, tevhid inancına sahip Ehl-i kitap mensupları yine bu kategoride yer alabilir. Daha sonra ve günümüze kadar gelen süreçte ise, fetret devrinin şartlarını haiz yerlerde yaşayan kimselerde olabilir.

Peygamberimizi (asm) duymadıkları halde tevhid inancına kavuşmaları ise iki şekilde mümkündür:

1. İslam öncesi semavi dinlerin muharref olmayan inancını taşımış olabilirler.

2. Peygamberimizin (asm) getirdiği mesajı başkalarından almış ve fıtratlarına uygun buldukları için kabul ve tasdik ederek yaşamış olmaları da ihtimal dahilindedir. Ancak bunlar Efendimizin hayatını tam temsil ederek yaşıyorlar demek değildir. Daha çok itikadi noktada sağlam bir inanca sahip olmalarıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...