Block title
Block content

"'Fakat ehl-i vahdetüş-şuhudun meşrebi fark ve sahvdır. Ehl-i vahdetül-vücudun meşrebi mahv ve sekirdir. Sâfi meşrep ise, meşreb-i ehl-i fark ve sahvdır." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahdet-i Vücud mesleği “La Mevcuda illa hu” diyor yani Allah’ın varlığından başka bir varlık yoktur, diyerek bütün mevcudatın ve masivanın varlığını inkar ediyorlar. Bunun sebebi ise sadece ve sadece Allah’ı düşünüp onun huzurunu kazanmaktır. Şayet diğer varlıkları ve vücutları kabul etseler o zaman varlık ikilik kazanıp Allah’ın varlığına odaklanmayı ve ona hasr-ı nazar etmeyi zorlaştıracak, bu da huzuru bozacaktır. Bu sebeple Allah için diğer varlıkları inkar ediyorlar.

Vahdet-i Vücutta cezbe ve sekir, yani manevi sarhoşluk hakim olduğu için, eşyayı fark edemiyorlar. Allah’ın o şiddetli ve ezeli varlığı yanında eşyanın varlığını  fark edemiyorlar. Tıpkı güneşin şiddetli ışığının içinde fenerin ışığınının fark edilememesi gibi. 

Mahv, Allah’ın varlığı yanında eşyanın varlığını yok saymaktır. Sekir ise ezeli varlığın başı döndürmesi ve  onun içinde hapis olmaktır. Böyle olunca sarhoşun olayları tartamadığı gibi, şu hale mahkum olan bir veli de şeriatın mizanlarını ve eşyanın hakikatini o manevi sarhoşluk yüzünden tartamıyor ve mazur oluyor. 

Vahdet-i Şuhud mesleği ise “La Meşhuda İlla Hu” diyor; yani Allah’tan başka her şeyi unut ve her mevcudu unutkanlık mendiline sarıp, zihin ve kalbini bunlarla meşgul etme, diyor. Diğer meslekten farkı bunlar mahlukatı ve eşyanın vücudunu inkar etmiyorlar, sadece unutulmasını ve hatıra getirilmemesi gerektiğini savunuyorlar. 

Üstad Hazretleri bu manaya işaret için kürek cezalıları tabirini kullanıyor. Eski zamanda gemilerde kürek cezaları vardı; esirler geminin kürek odasına konulur ve unutulurdu. Aynı şekilde Vahdet-i Şuhut mesleği de masiva ve kainatı nisyan odasına kilitleyip Allah ile kul arasına girmesini önlemektir. Yani Allah’ı unutturacak her şeyi unutmak ile cezalandırmaktır, şeklinde tarif ediyor.

Vahdet-i Şuhud ise fark ve sahvdır, yani ezeli varlık ile fani varlığın ayırımını ve farkını idrak ediyor. Allah’ın varlığı için eşyanın varlığını yok sayıp inkar etmiyor. Sadece unutulması ve hatıra getirilmemesi gerektiğini vurguluyor. 

Fark, Vacip olan varlık ile fani olan varlığın farkında olmak iken, sahv ise manevi sarhoşluktan uzak, ayık olmak anlamındadır. 

Üstad Hazretleri bu mesleği  Vahdet-i Vücud'a kıyasla daha isabetli ve gidilebilir bir meslek olarak tarif ediyor.

İlgili kısım için tıklayınız: Mesnevi-i Nuriye, Nokta

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...