Block title
Block content

"Fakat güneşin ziyası, güneşin aksini cilvesini senin ayinen vasıtasiyle senin eline verir. Öyle de, O zat-ı akdes'e ve o şemsi ezel ve ebed'e biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız fakat onun ziya-i rahmet'i O'nu bize yakın ediyor." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah Zatı itibari ile değil, isim ve sıfatları ciheti ile her şeyin yanında hazır ve nazırdır. Zat-ı Akdesi ile bizzat değil, bilvasıta tasarruf ediyor. Yani Allah’ın isim ve sıfatları onun Zatı ile kaim ve Onun Zatından  kaynayıp geldiği için, dolaylı bir şekilde Allah’ın Zatı her fiil ve icraatın memba ve esasıdır, denilebilir. Ama Zat-ı Akdes asla ve kata mahlukat ile mübaşeret ve temas içinde değildir ve her şeyin yanında bizzat hazır ve nazır olan onu zatı değildir... Allah Zatı ile her şeyin yanında bizzat hazır ve nazır demek şirk olur.

On Altıncı Söz'deki güneş örneği bu hakikati akla yaklaştırmak için verilmiştir. Güneş zatı itibarı ile bizden çok uzak olmasına rağmen ısı ve ışığı ile göz bebeğimizin içine kadar giriyor. Temsilde hata olmasın Allah da  Zatı itibari ile mahlukattan nihayetsiz uzak ve münezzeh iken, isim ve sıfatları ile bize şah damarımızdan daha yakındır.

Ama isim ve sıfatların arkasında ve menba olarak yine mübarek Zat-ı Akdesi vardır. Öyle ise şunu söyleyebiliriz; Allah Zatı ile her şeyin yanında bizzat değil, bilvasıta olan isim ve sıfatları ile vardır. Kainatı ve fezayı ihata etmesi Zatı ile değil, isim ve sıfatları iledir.

Allah’ın insanın kalbine girmesi, yine Zatı ile değil isim ve sıfatları noktasındandır. Allah ezeli ilmi ile kalbimizin en küçük arzularını bilir, basar sıfatı ile görür, sem sıfatı ile işitir, kudret sıfatı ile şekillendirir, kelam sıfatı ile konuşur, irade sıfatı ile orada hükmeder. Ancak asla ve kata Zat-ı Akdesi ile orada bulunmaz; bulunur denilirse şirk olur. Zira Allah zaman ve mekandan münezzeh ve mukaddestir.

Besmelenin Allah’ın rahmet hazinesinin anahtarı olmasında şöyle latif bir nükte vardır: Allah, sonsuz azamet ve kibriya sahibi iken, insan nihayetsiz bir derecede zillet içinde ve hakir bir mahluktur. Sonsuz kibriya sahibi olan Allah ile insan arasındaki münasebet ve diyalogun sebebi, Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkatidir. Yani nihayetsiz zillet ve hakaret içinde olan insanı Allah’a muhatap ve dost yapan sır şefkattir. Allah insana sonsuz şefkatinden dolayı tenezzül ediyor. Öyle ise insanı Allah’a yaklaştıracak ve dost kılacak en kısa ve keskin yol şefkat hakikatine yapışmaktır.

Yani bizim varlık ve Allah’a muhatap olma nedenimiz Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkatidir ki, bu merhamet ve şefkatin en somut ve bariz unvanı besmele ve besmelenin içindeki iki mübarek ve bereketli isim olan Rahman ve Rahim isimleridir. Bu iki isim bir cihetle Allah’ın sonsuz rahmet ve şefkatinin anahtarı ve kapısı hükmündedir. Rahmet istiyor isek bu iki ismin kapısından girmeliyiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Sır | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4037 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...