Block title
Block content

"Fakat insan öyle câmi bir mucize-i kudrettir ki, hattâ şu dünya-yı fânide, şu kısa bir ömürde, şu inkişaf etmemiş bazı letâifinin ihtiyacı cihetiyle,.." Buradaki "inkişaf etmemiş bazı letaif"ten kasıt nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"... Fakat insan öyle câmi bir mucize-i kudrettir ki, hattâ şu dünya-yı fânide, şu kısa bir ömürde, şu inkişaf etmemiş bazı letâifinin ihtiyacı cihetiyle, bütün dünyanın saltanatı, serveti ve lezâizi verilse, belki hırsı tok olmayacaktır. Halbuki, ebedî bir dâr-ı saadette, nihayetsiz istidada mâlik, nihayetsiz ihtiyaçlar lisanıyla, nihayetsiz arzular eliyle, nihayetsiz bir rahmetin kapısını çalan bir insan, elbette ehâdiste beyan olunan ihsânât-ı İlâhiyeye mazhariyeti makuldür ve haktır ve hakikattir. Ve şu hakikat-i ulviyeye bir temsil dürbünüyle rasat edeceğiz..."(1)

İnsanın bir çok duygu ve düşüncesi, dünyaya geldiğinde çekirdek veya kuvve seviyesindedir. İnsan bu çekirdek ve kuvveleri zaman içinde geliştirir ve kuvveden fiiliyata döker, yani inkişaf ettirir. Mesela, resim yapma kabiliyeti olan bir çocuğun resme olan iştiyakı ile ressam seviyesinde olan bir adamın resme olan iştiyakı arasında fark bulunmuyor. Hırs ve şiddet olarak duygular hangi seviyede olurlarsa olsunlar, bu dünya ile tatmin olamıyorlar. 

Yani insanda bulunan bu duygular çekirdek ve kuvve seviyesinde bile çok hırslı ve arzuları her şeyi kuşatacak bir şekildedir. Duyguların bu şiddeti, anatomisi aslında ahiret hayatına bir karine bir emare niteliğindedir. Dünya ve içindekiler bu duygulara dar geliyor, duyguların asıl hedefi ve tatmin olacağı yer ahiret hayatıdır. Bu yüzden makamı en düşük adama dünya büyüklüğünde hususi bir cennetin verileceği hadislerde beyan edilmiş.

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...