Block title
Block content

"Fakat Kur’ân-ı Kerim, usul ittihaz ettiği îcaz ve ihtisara binaen, temsilâtın âkıbetini, yani temsilâta terettüp eden dalâlet ve hidayeti, ille-i gaiye menzilesinde göstermiştir." İzah eder misiniz?

 
Soru Detayı:

Aşağıdaki bahsi açarmısınız .teşekkür ederim Allah razı olsun يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يرًا وَ يَهْد۪ى بِه۪ كَث۪يرًا Bu cümle, onların temsilatının sebebini, ille-i gaiyesini anlamak üzere مَاذَا ile yaptıkları istifhama cevaptır. Fakat Kur'an-ı Kerîm usûl ittihaz ettiği îcaz ve ihtisara binaen, temsilatın âkıbetini yani temsilata terettüp eden dalalet ve hidayeti, ille-i gaiye menzilesinde göstermiştir. Evet dalalet ve hidayet, temsilata illet olamaz. Eğer illet olsa cebir olur. Ancak temsilatın sebep ve ille-i gaiyesi, cumhur-u avamı ikaz ve irşaddır. Risale-i Nur - İşârât-ül İ'caz(236)

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an anlaşılması zor olan soyut ve ince meseleleri akla yaklaştırmak için temsil metodunu kullanıyor. Bu sebeple Kur’an da bir çok temsiller zikrediliyor. Lakin kalbinde hastalık olan kafirler bu temsil getirmeyi bir eksiklik bir noksanlık olarak gördükleri için temsilden istifade edemiyor ve inkara sapıyorlar.

Oysa temsil getirme Allah’ın insanların seviyesine inerek onlara yüksek ve yüce konuları ders vermek anlamına geliyor. Temsil getirmede ki asıl gaye hidayet iken kalbi marazlı olanlar bu durumu dalalete yani küfre dönüştürüyorlar.  

“Fakat Kur’ân-ı Kerim, usul ittihaz ettiği îcaz ve ihtisara binaen, temsilâtın âkıbetini, yani temsilâta terettüp eden dalâlet ve hidayeti, ille-i gaiye menzilesinde göstermiştir. Evet dalâlet ve hidayet, temsilata illet olamaz. Eğer illet olsa, cebir olur. Ancak, temsilâtın sebep ve ille-i gaiyesi, cumhur-u avamı ikâz ve irşaddır. Sanki onlar, 'Ne için böyle oldu? Ne için i’caz bedîhi olmadı? Ne için Allah’ın kelâmı olduğu zaruri olmadı? Ne için bu temsilât yüzünden vehimlere meydan verildi?” diye bir çok sualleri ortaya çıkardılar.”(1)

Kur’an temsil getirmeyi insanları iman ya da küfre zorlamak için değil, irşat ve ikaz için yapıyor; bu da imtihan formatına uygun bir tavırdır. Şayet temsil getirme dalâlet ve hidayete illet (gerekçe ve asıl neden) olsa o zaman insanların bir kısmı imana bir kısmı küfre girmeye mecbur olurlardı. Oysa  temsil getirmenin sebep ve ille-i gaiyesi, insanları ikaz ve irşaddır.

Şayet Kur’an herkesi imana zorlayacak açık mucizevi bir beyanda bulunsa idi, dünyanın imtihan olma sırrı bozulur, elmas ruhlu insanlarla kömür ruhlu insanların ayrışması söz konusu olmazdı. Bu yüzden Kur’an insanların alışık olduğu beyan tarzı içinde konuştu ve edebi mucizeleri de üstü kapalı bir şekilde gösterdi ki iman edeceklerle etmeyecekler belli olsun.  

(1) bk. İşârâtü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 26 ve 27. Ayetlerin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 26-27. âyetin tefsiri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 185 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

erkandino

Katrilyonlar kentrilyonlar adadince Allah sizden razı olsun dünya ahiret acılar göstermesin.mukemmel açıklama Allah ne muradiniz varsa versin.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...