"Fakat ne çare ki, iğtinam edebildiğim kısacık vakitlerde zihnimi safîleştirip Nurların karşısına, dolayısıyla Kur’ân’ın mucizeleri mecmuasına ve aziz..." Günümüzde bu nasıl yapılabilir, bu konuyu açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fakat ne çare ki, iğtinam edebildiğim kısacık vakitlerde zihnimi safîleştirip Nurların karşısına, dolayısıyla Kur'ân'ın mucizeleri mecmuasına ve aziz, muhterem Üstadımın medresesine ve ol Seyyidü'l-Kevneyn Peygamberimiz Efendimiz (a.s.m.) Hazretlerinin ravza-i saadetlerine ve nihayet Rabbü'l-Âlemîn Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin huzur-u lâmekânîsine çıkıyorum. Bu sebeple cidden 'O Nurlarla iştigal etmediğim zamanlar, keşki enfâs-ı ma'dude-i hayattan olmaya idiler.' diyorum."(1)

Hulusi Ağabey burada "Risale-i Nurlarla meşgul olduğum zaman, zihnimi dünyadan arındırıp önce Üstad Hazretlerinin huzuruna, oradan Kur’an mucizesine, oradan Peygamber Efendimize (asm) ve oradan Allah’ın huzuruna intikal ediyorum." diyor. Huzur-u İlahi direkt kazanılmıyor, araç ve vasıtalardan istifade etmek gerekiyor.

Hulusi Ağabey bu safiyeti ve huzur-u İlahiyi kazanmanın yolu olarak Risale-i Nurlarla çokça meşgul olmayı gösteriyor. "Bu sebeple cidden 'O Nurlarla iştigal etmediğim zamanlar, keşki enfâs-ı ma'dude-i hayattan olmaya idiler.' diyorum." Burada Hulusi Ağabey Risale-i Nurların galip olmadığı hayat dakikaları "keşke olmasa idi" diye hayıflanıyor.

(1) bk. Barla Lâhikası, (19. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...