Block title
Block content

"Fakat o cereyan a’razî ve tebeî ve tefhim için mürâat ve ihtiram olunan nazar-ı hissî iledir. Fakat hakikî iki cereyanı vardır." cümlesini açar mısınız, iki cereyandan maksat nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İkinci âyet:  وَالشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا  Evet,  تَجْرِى bir üslûba işaret ettiği gibi,   لِمُسْتَقَرٍّ  dahi bir hakikati telvîh eder. Demek câizdir ki;  تَجْرِى  lâfzıyla şöyle bir uslûba işaret olsun. Şöyle:"

"Şems, demiri altından yapılmış mühezzeb, müzehheb, zırhlı bir sefine gibi esîrden olan ve “mevc-i mekfûf” tâbir olunan umman-ı semada seyahat ve yüzüyor. Eğer çendan müstakarrında lenger-endazdır. Lâkin o bahr-i semada o zeheb-i zâib cereyan ediyor. Fakat o cereyan a’razî ve tebeî ve tefhim için mürâat ve ihtiram olunan nazar-ı hissî iledir. Fakat hakikî iki cereyanı vardır. Olmazsa da olur. Zira maksat beyan-ı intizamdır. Esâlîb-i Arab’ta olduğu gibi tebeî ise veya zâtî ise, nizamın nokta-i nazarında birdir."
(1)

Burada, Allah, güneşin bir yörünge etrafında dönmesini bilimsel bir üslup ile değil, herkesin bileceği ve hissine malum olan bir üslup ile beyan ediyor. Bu da bir çeşit, Allah’ın üslup noktasından insanların hissine ve idrakine uygun konuşması oluyor ki; umum insanlar bu hitap ve üsluptan faydalansın. Şayet bilimsel bir şekilde güneşin hareketleri anlatılmış olsa idi, ne o zaman insanları, ne de avam olan ekser insanlar bu hitap ve üsluptan faydalanamazdı. Bu sebeple Allah, ekser insanların idrak ve hissine uygun bir üslup ile güneşin hareket ve dönüşünü anlatmıştır. Bu hitap içinde bilimsel yönlere de işaret ve remiz ile gönderme yapmıştır.

Ayetin “Tecri ve Müstekarr” ifadelerinde, güneşin iki cereyanı olan kendi etrafında ve Herkül Burcu etrafında dönmesine de telvih noktasından işaret vardır. Burada hakiki iki cereyan; güneşin kendi etrafında ve Herkül Burcu etrafında dönmesidir.

Üstad'ın şu ibareleri bu hakikate işaret ediyor:

"Hem şemse, kendi mihveri üstünde, cazibe denilen mânevî ipleri yumak yaptırmak için dolap ve çıkrık hükmünde olan güneşi, bir Kadîr-i Zülcelâlin emriyle döndürüp, o seyyârâtı o mânevî iplerle bağlayıp tanzim etmek ve güneşi bütün seyyârâtı ile, saniyede beş saatlik bir mesafeyi kestirecek kadar bir sür'atle, bir tahmine göre Herkül Burcu tarafına veya Şemsü'ş-Şumus cânibine sevk etmek, elbette, Ezel ve Ebed Sultanı olan Zât-ı Zülcelâlin kudretiyle ve emriyledir. Güya, haşmet-i rububiyetini göstermek için, bu emirber neferleri hükmünde olan manzume-i şemsiye ordusu ile bir manevra yaptırır."(2) 

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale, Sekizinci Mesele.

(2) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Birinci Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...