Block title
Block content

"Fakat şu haliçe hem hayattardır, hem intizamlı bir ihtizazdadır. Her vakit nakışları kemali hikmet ve intizamla tebeddül eder, ta ki Nessacın muhtelif cilve i esmasını ayrı ayrı göstersin." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor:

"Sonra zevâl ve fenâya baktım. Gördüm ki, sinema perdeleri gibi ve güneşe mukàbil akan kabarcıklar misillü, lezzet verici bir teceddüd-ü emsaldir, bir tazelenmektir. Ve Esmâ-i Hüsnânın çok hasnâ ve güzel cilvelerini tazelendirmek için âlem-i gaybdan gelip âlem-i şehadette vazifedârâne bir seyerandır, bir cevelândır. Ve cemâl-i rububiyetin hikmettârâne bir tezahüratıdır. Ve mevcudatın hüsn-ü sermedîye karşı bir âyinedarlığıdır, yakînen bildim."(1)

Kainattaki hareket; zaman, değişim ve halden hale geçiş, Allah’ın sanat ve eserlerini tazelendirmek ve sıradaki başka eserlere yer açmak içindir. Bir eser kendini ifade ettikten sonra zeval buluyor ki, arkadakine sıra gelsin.

Allah’ın ilminde sayısız ve sonsuz tasarımlar ve mümkün mevcutlar vardır. Allah, ilmindeki bu tasarımları ve mevcutları kainat levhasında zaman ipine asıyor, sonra onları indiriyor başka tasarımları asıyor. Bunun olması için de hareket ve değişim kanunu gereklidir. Bu yüzden varlık alemi akışkan ve halden hale değişkendir.

Mesela, bir sinema şeridinde binlerce görüntü art arda sıralıdır. Bu görüntülerin hepsi birbirinden farklı sahneler içeriyorlar ve  her sahnede ayrı bir konu ve manzara  işleniyor. Bu şerit üzerindeki farklı görüntülerin sahnelenebilmesi için, şeridin ileri doğru akıp gitmesi gerekir. Yoksa şeride hareket verilmez ise, bir görüntü sahnede durağan olarak kalır, arkasında hazır bekleyen görüntülere yer açmaz ve o görüntüler hebaen mahv olup giderler. İşte bu yüzden film şeridine sürekli hareket verilerek, arkada bekleyen  görüntüler sahneliyor. Bir durağan ve sabit  sahne yerine, binlerce sahneleri sanat alemine hediye ediyor.

İşte bu misaldeki gibi kainat ve zaman bir film şeridi, mevcudat ise birer sahne ve görüntüdür. Hareket ve değişim ise görüntü ve sahneleri perdeye çıkaran bir müteharriktir.

Bu mevcudatın, sahnelendikten sonra gitmesi ve  yerine yenilerinin gelmesi, Allah’ın icat ve yaratmasını nurlandırıp tazelendiriyor. Nurlandırmakta şöyle bir ince nükte vardır; insan durağan bir sahnede ülfet ve ünsiyet hastalığına düşer  ve zamanla o sahnedeki harika unsurlar nazarında adileşir ve  o harika sahne dikkatten düşüp basitleşir. Allah bu ülfet ve ünsiyeti yırtmak için, insanda durağanlık  hastalığının i’tiyad halini almaması için, mevcudatı sürekli hareket ve tazelemek ile cilalıyor. “Lezzet verici bir teceddüd-ü emsaldir.” sözü, kainattaki bu büyük kanuna işaret ediyor ve değişimin lezzetin kaynağı olduğuna imada bulunuyor. 

Zaman şeridinden akan her bir sahne ve manzara Allah’ın isimlerini gösterip ilan ediyor. Onu bize isim ve sıfatları ile tanıttırıp sevdiriyor. 

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Mevkıf | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2214 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...