Block title
Block content

"Fark yalnız icmal ve tafsil ile olduğu gibi; senin ve benim gibi bir âmînin velev hissetmezse namazı, büyük bir velînin namazı gibi şu nurdan bir hissesi var..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmanda olduğu gibi, ibadet'ten de istifade etmenin dereceleri vardır. Üstadımız, bu derece farkını çekirdek ve ağaç arasındaki ilişkiyle izah etmektedir.
 
Bir çekirdek içerisinde bir ağaç mevcuttur. Ancak ağacın özetidir. Dal budak salmış bir ağaç ise; özet olan çekirdeğin açılımıdır. Dolayısıyla; ağacın mertebelerini izah ederken şu tespiti çok rahat yapabiliyoruz; "bir ağacın, çekirdekten ağaca kadar mertebeleri vardır."
 
Aynen öyle de; imanın da, namazın da mertebeleri vardır. Bu mertebelerin hem iç dünyamıza hem de dış dünyamıza bakan yönleri vardır.
 
Namazın dış alemimize bakan boyutunu Ankebût Sûresinde şöyle ifade edilmektedir; "Namazı hakkıyla ifa et! Muhakkak ki namaz, insanı, ahlâk dışı davranışlardan, meşrû olmayan işlerden uzak tutar." Allah’ı namazla anmak, elbette en büyük fazilettir. Allah bütün işlediklerinizi bilir.
 
Namazın iç alemimize bakan boyutu ise, saygı ve huşu içerisinde kılmaktır. Bu durumda kalbi ve ruhi hayatımıza feyizler, nurlar akacaktır. Mesela, Üstadımız çok derinlemesine hissettiği bir namazı şöyle anlatmaktadır;
"Sonra, namaz içinde "Sübhanerabbiyelâlâ" derken, şu kelimenin mânâsı inkişaf etti, tam mânâsıyla değil, fakat bir parça hakikati göründü. Kalben dedim: 'Keşke, birtek namaza bu kelime gibi muvaffak olsaydım, bir sene ibâdetten daha iyi idi.' Namazdan sonra anladım ki, o hâtıra ve o hal, Sahabelerin ibâdetteki derecelerine yetişilmediğine bir irşâddır."
 
"İşte, şu hikmete binâen, bütün hissiyâtları uyanık ve letâifleri hüşyar olan sahabeler envâr-ı imâniye ve tesbihiyeyi câmi' olan kelimât-ı mübârekeyi dedikleri vakit, kelimenin bütün mânâsıyla söyler ve bütün letâifiyle hisse alırlardı." (1)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...