Block title
Block content

FASIK-I MÜTECAHİR

 
Fasık-ı mütecahir, günahı pişmanlık duymadan ve açıkça işlemekle Allah’a karşı manevî sorumluluk duygusunu kaybetmiş ve nefsinin arzularıyla baş başa kalmış, başıboş bir insandır. Kendi arzu ve isteklerinden başka bir değer ölçüsüne sahip değildir. Günahları, utanmadan ve sıkılmadan açıkça işlemekle başkalarını da günaha teşvik eder ve toplumun ahlâk yapısını sarsar.

Şüphesiz, günahın gizlisi de, açığı da fenadır; cezası vardır. Fakat günah açıkça işlense (veya gizli yapılmış olan günahları başkalara da anlatılsa) bu, günahları yayma ve teşvik etme demek olur. İşte bu ise ayrı bir günah ve büyük bir cürümdür.

Bunların şerlerinden insanları ikaz etmek maksadıyla, gıybet edilmeleri bile caiz sayılmıştır.

Bir hadis-i şerifte de mealen şöyle buyruluyor: “Bir hata, bir kabahat gizlice yapılmış olunca zararı yalnız onu yapana ait olur. Fakat aleni yapılır da menedilmez ise zararı ammeye dokunur.”

Paylaş
Yükleniyor...