"Fehme takrib için bazı basamakları, hem o cennet-i Kur’âniyeden nümune için, bazı çiçeklerin nümunesi nev’inden bazı nükteleri söyleyeceğiz." Hadislerde cennetin anlatılamayacağı ifade edilmişken, bunu nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenneti anlamak iki türlüdür:

Birincisi; birebir, yüzde yüz, muhit (her tarafını kuşatarak) bir şekilde anlamaktır. Bu şekilde anlamak dünya şartlarında mümkün değildir; hadislerde ifade edilen de bu kısımdır. Anne karnındaki çocuğa dünyayı anlatmak mümkün olmadığı gibi, dünyada da cenneti anlamak mümkün değildir. Cenneti anlamak ancak cennette mümkün olacaktır.

Cenneti, Hz. Cebrail de tamamen bilmediği halde ehl-i şuhud bir velinin de cenneti anlaması kemaliyle ancak ahirette gerçekleşecektir. Kaldı ki, oradaki ikramların buradan görünmesi o ikramlardan faydalanmak demek değildir. Bu dünyada sema âlemini görmemiz, yıldızlarda gezmek demek olmadığı gibi, cennetteki nimetleri bu dünyada görmek de onlardan faydalanmak mânasına gelmez. İkrama mazhar olmak ancak cennete gitmekle mümkündür.

Öte yandan, cennet ehline en büyük ihsan rü’yetullahtır. Bu ise ancak cennette gerçekleşecektir. Bu dünyada sadece Peygamber Efendimiz miraç mucizesiyle rü’yetullah nimetine mazhar olmuştur. Ancak, Üstad hazretleri “O, miraç mu’cizesiyle beka âlemine girdi.” demekle bu hâdisenin dünyada değil, beka âleminde tahakkuk ettiğini bildirmektedir.

İkincisi; kıyas, teşbih ve temsil yolu ile derin meseleleri akla yaklaştırmak, idrakini kolaylaştırmaktır ki; bu tarzda anlamak mümkün ve caizdir. Yoksa insan hiç anlamadığı, kıyaslayamadığı bir şeyi kabul etmekte zorlanır. Yani cennet tamamıyla hiç anlaşılmaz ve hazmedilmez değildir. Şayet böyle olmuş olsa idi cennete iman, insan için teklif-i malâyutak (kabullenilmesi imkânsız) bir durum olurdu.

Paragrafta geçen “fehme takrib” ifadesi de ikinci anlama yolu ile alâkalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...