Block title
Block content

"Felsefe ve hikmet-i insaniye dünyaya sabit bakar; mevcudatın mahiyetlerinden, hâsiyetlerinden tafsilen bahseder." Burayı özetler misiniz; "sabit bakar" ne demektir; ebedi mi demek isteniyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Felsefe ve hikmet-i insaniye dünyaya sabit bakar; mevcudatın mahiyetlerinden, hâsiyetlerinden tafsilen bahseder. Sâniine karşı vazifelerinden bahsetse de icmâlen bahseder. Âdeta kâinat kitabının yalnız nakış ve huruflarından bahseder, mânâsına ehemmiyet vermez."

"Kur'ân ise, dünyaya geçici, seyyal, aldatıcı, seyyar, kararsız, inkılâpçı olarak bakar. Mevcudatın mahiyetlerinden, surî ve maddî hâsiyetlerinden icmâlen bahseder. Fakat Sâni tarafından tavzif edilen vezâif-i ubudiyetkârânelerinden ve Sâniin isimlerine ne vecihle ve nasıl delâlet ettikleri ve evâmir-i tekviniye-i İlâhiyeye karşı inkıyadlarını tafsilen zikreder."(1)

Felsefe (menfi kısmı) ahreti inkar ettiği için, dünya hayatını sabit ve devamlı tevehhüm ediyor. Yani insan için dünya hayatından başka bir hayat yok diyor. Halbuki dünya sabit değil, ölümlü ve kararsızdır. Dünya hayatı insanları aldatan seyyal bir mekandır.

Felsefe, kainatın kabuğu ve maddesi ile ilgileniyor. Mesela güneşin içinde şu madde var ve şu kadar büyüklüğü var diyor, ama onu oraya lamba ve soba yapıp insanlığın istifadesine sunan İlahi kudret ve nimet cihetini hiç göremiyor.

Kur’an ise kainatın maddesini Allah’ın isimlerini ispatta bir argüman bir malzeme olarak kullanıyor. Yani kainatın kabuk ve maddesinden özetle, o maddenin işaret ettiği sanatkarı ile tafsilen ve genişçe ilgileniyor.

Kısacası felsefe kainata mana-yı ismi, Kur’an ise mana-yı harfi ile bakıyor.

Mana-yı harfi: Mahlukata ve bütün kainata Allah hesabına ve Allah’ın sanatı ve eseri nazarı ile bakmaktır. Yani kendi başına bir mana ifade etmez. Ancak başkasına işaret ederse, anlam kazanır manasınadır. Bir elmada kendi nefsine bakan bir yön varsa, mucidi ve sanatkarı olan Allah’a bakan yüzlerce yönü vardır. İşte burada sanatkara ve mucide bakan yüzlerce yöne mana-yı harfi denilmiştir.

Mana-yı ismi: Mahlukata ve kainata Allah namına ve Allah’ın sanat ve eseri olarak bakmamak demektir. Yani mahlukat ve kainata kendi namına bakıp, sanatkar ile olan ilişkisini koparmak manasınadır. Elmayı Allah’ın sanatı olarak değil, sadece nefsine bakan yönü ile değerlendirip, Allah’a bakan binlerce nispeti ve işareti kesmektir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Üçüncü Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Şule, İkinci Ziya | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2163 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...