Block title
Block content

"Fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek istidadatın ve mahiyet-i insaniyesinin umumî bir surette dehşetli yaralanmasıyla,.." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın fıtratında, Allah’ı tanıyacak ve sevecek ve Ona tazim ve hürmet edecek çok yüksek kabiliyetler vardır. İlahi kader insanın mahiyetini bu gibi duygu ve kabiliyetler ile donatmıştır. Lakin bu yüksek kabiliyetlerin gelişip işlemesi insanın iradesine bağlanmış ve insanın tercihi ile olabilir kılınmıştır. 

Şayet insan irade ve tercihini bu yönde kullanmaz, bu yüksek kabiliyetlerini ulvi sahada değil de süfli sahada kullanacak olursa, o zaman bu kabiliyetler heba olup tefessüh eder.

“Fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek istidadatın ve mahiyet-i insaniyesinin umumî bir surette dehşetli yaralanması...”(1)

ifadesi bu inceliğe işaret etmektedir.

İnsanın bu değerleri cevherleri küfür, fısk, gaflet ve zulüm gibi süfli ve adi şeylerde kullanılırsa, o zaman insan mahiyeti yaralanmış olur. Yani kısaca ifade etmek gerekirse kıymetli şeyler kıymetli yerlerde ve kıymetli  işlerde sarf edilmelidir.

İnsanlık bu yarasını ancak İslam merhemi ile iyi edebilir. Yani insanlığın bu yaralanması zahiri açıdan menfi olmuş olsa bile, akıbet açısından güzel bir şekle dönüşebilir ve dönüşecek inşallah. İnsanlar doğruyu güzellikle bulamaz ise Allah burnunu sürte sürte buldurur.

(1) bk. Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam'ın Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...