Block title
Block content

"Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizap ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir." cümlesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"14. Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-ı câzibedarın cezbesiyledir."(1)

Madrup, elbette dâribe delâlet eder: Ortada fiil varsa, fail de var demektir,  fail olmadan fiilin olması imkansızdır. Dövülme fiili, döven faili gösterir, yani ortada bir dövülme varsa, döven de var demektir. Döven olmadan dövülmenin olması mümkün değildir.

San'atlı bir eser, san'atkârı icab eder: Sanat varsa; mutlaka bu sanatın sanatkarı vardır, sanatkar olmaksızın sanatın olması mümkün değildir.

İşte bu gereklilik ve lüzumluluk hakikati; Allah ile kainat arasında da cari bir hakikattir. Allah olmadan, kainat olmaz ya da kainat varsa; Allah da vardır. Nasıl dövülme fiili mecburi olarak döven faili gösteriyor ise; kainattaki haddi hesabı olmayan her bir fiil ve icraat da Allah’ı akla vacip derecesinde lüzumlu ve gerekli kılar.

İnsan fıtratındaki vicdan, akıl gibi şuurlu bir duygudur. Hatta bazen akıl şaşırır, ama vicdan kolay kolay şaşırmaz. Doğru ve hakkın ne olduğu hususunda bozulmamış ve kokuşmamış bir vicdan, akıl gibi şuurlu olarak tespitte bulanabilir. Bazen aklımız bir işi yapmayı münasip görürken, vicdan münasip görmeyip itiraz ile sızlar. Bu da vicdanın şuur sahibi olduğunu gösterir.

Allah, insan vicdanına bir incizap kuvveti koymuştur. Yani çekilme duygusu. Nasıl radyonun alıcısı, bir verici dalgayı hissettiği zaman hemen algılar ve vericinin ne olduğu hususunda veya yayın faaliyeti hakkında aygıtımıza bilgi ve veri aktarır; biz de o veri istasyonunun mesajını dinleriz. Aynı şekilde insanın vicdanındaki çekilme kabiliyeti de yani incizap da cazibedar bir hakikati, yani Allah’ın sonsuz isim ve sıfatlarının nihayetsiz tatlı çekiciliğini algıladığı zaman, hemen algıladığı bilgi ve veriyi kalbe ve akla aktarır, biz de o cazibedar hakikat hakkında malumat sahibi olmuş oluruz. Yani çeken ve çekilen arasındaki münasebet beyan ediliyor.

Özetle incizap insanın vicdanıdır, cazibedar hakikat de yani cezbeden şey ise Allah’ın mükemmel ve sonsuz güzel olan isim ve sıfatlarıdır.

"Vicdan" nasıl bir yaratılıştadır, itikadî kanaat oluşturmada geçerli bir kaynak mıdır?

Fıtri vicdan, hakkın ve doğruların Allah tarafından insana fısıldanmasıdır, şeklinde tarif edilebilir. Bu sebeple "Vicdan asla yalan söylemez.", denilmiştir. İnsanın aklı ve duyguları her ne kadar saparsa sapsın, fıtri vicdan asla sapmaz.

Fıtrat ifadesi yaratılışa, şuur ifadesi de doğruların Allah tarafından insana fısıldanmasına işaret etmektedir.

Tabi insan, iradesini kötüye kullanarak vicdanı bozup işlevsiz hale getirebilir ki, bu duruma vicdanın tefessüh etmesi (çürüyüp kokuşması) denilmektedir. Bu durumda fıtri vicdan hakka miyar doğruya terazi olamaz. Çünkü tabiri yerinde ise fabrika ayarları bozulmuştur.

Fıtratı bozulmamış vicdan, itikadi olsun başka bir hususta olsun önemli ve geçerli bir kanaat kaynağı olarak kabul edilir. Mesela, insan aklı faydacılık noktasından bir hususu rasyonel görürken, vicdan aynı durumdan rahatsız olur ve bu duruma "vicdan sızlaması" denilir. Yani insanın aklı şaşırsa da fıtri vicdan asla şaşırmaz...

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Hakikat çekirdekleri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5607 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

ilyascan
Allah razı olsun!
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Bu fıtrat tüm insanlarda; Allah tarafından dizayn edilmiş ortak bir mahluktur, o zaman? Çünkü mesela hepimiz bir yanlış gördüğümüzde (yolda para bulma vs ) aklımız onu almak istese bile vicdanımız bizi rahat bırakmıyor,ya almıyor,yada hayırda kullanıyor
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...