Block title
Block content

"Fıtraten hissiyât-ı ulviye sahibi ve maâlî-i ahlâka meftun ve izzet ve mübahate meyyal olan sahabeler..." Buradaki "fıtraten" kelimesini açar mısınız, bu vasıfları taşıyan sahabelerden örnek verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fıtraten hissiyât-ı ulviye” cümlesindeki "fıtraten" kelimesi, sahabenin ezeli kader tarafından seçilmiş ve mümtaz olmalarına işaret ediyor diye anlıyoruz. Allah, geleceğin nasıl olacağını bildiği için, bu sahabileri, ileride yapacakları hayırlara ve ulaşacakları kemalata uygun bir fıtratta yaratmıştır. Nitekim, Peygamber Efendimiz (asm)'in ileride yapacağı duayı bilen Allah, onu da ona uygun şekilde yaratmıştır.

Demek ki, kime ne yapacaksa, Allah onu, ona uygun bir yaratılışla yaratıyor.

İnsan olmanın asgari bir değeri ve standardı olduğu gibi, ilaveten kader tarafından bazı insanlara bazı özel ve üstün yeteneklerde verilebiliyor. Yani kader-i İlahi insanları hissiyat ve kabiliyet açısından bir tarağın dişleri gibi eşit yaratmıyor.

Öyle özel ve donanımlı insanlar var ki, tek başına bir ümmetin yapabileceği işleri yapıyor, tek başına bir milleti ihya edebiliyor. Allah bu özel insanlara özel misyon ve vazifeler tevdi ediyor. Mesela bu asırda Bediüzzaman tek başına küfre mukavemet edip meydan okuyabiliyor.

İşte Allah Peygamber Efendimiz (asm)'in yanına ve çevresine insanlık tarihinde müstesna bir yere sahip böyle özel ve donanımlı bir cemaati ihsan ediyor. Nasıl Peygamber Efendimiz (asm) yaratılmışlar içinde biricik Mustafa (seçkin, seçilmiş) ise, sahabe de cemaatler içinde Mustafa’dır.

İşte Hazreti Ömer ,işte Halid Bin Velid, işte Amr bin As, biri adaletin dehası diğeri askeri deha diğeri ise siyasi bir deha. Ve hepsi bu dehalarını iman ve İslam için sarf etmişler...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...