"Gavs-ı A'zam, İmam Rabbani, İmam Gazali gibi büyük veliler de velayeti kübra yolundan gitmiştir." demişsiniz. Ama onlar yıllarca riyazet, halvet yaptıktan sonra bu yola girmişlerdir. Ancak sahabe mesleğinde riyazet ve halvet hiç bulunmamaktadır.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sahabe ve Risale-i Nur mesleği şeriat ve sünnet üzerine hareket ediyor. Mesela yemek ve içmek hususunda Peygamber Efendimiz (asv)'in sünnetini esas alıyorlar. Peygamberimiz (asv), ömür boyu her gün oruç tutmayı uygun görmemiştir. Ayrıca, midenin üçte birinin yemeğe, üçte birinin suya ayrılmasını, diğer üçte birinin ise boş bırakılmasını tavsiye etmiş, tıka basa yemeyi onaylamamıştır. İyice acıkmadan sofraya oturulmamasını, oturunca da tam olarak doymadan kalkılmasını tavsiye etmiştir.

Hadis kitaplarından öğrendiğimize göre, onun sofrası çok çeşitli yemeklerden meydana gelen zengin bir sofra değildi. Sade bir hayat yaşadığı için sofrası da sadeydi. O, yemek için yaşamaz, yaşamak için yerdi. Eve geldiğinde yemek yoksa bunu problem etmez, bazen bir iki hurma ile yetindiği olurdu.

Bu gibi sünnetleri incelediğimiz zaman, insan nefsinin nasıl kolay ve rahat bir şekilde terbiye edildiğini görüyoruz. Yani her insanın rahatlıkla uygulayabileceği basit ve ama etkili bir terbiye sistemidir sünnetler. Tasavvufta bu hususlar daha ağır daha tahammül dışıdır.

Risale-i Nur talebeleri içinde bu incelikleri ve esasları harfiyen uygulayan insanlar olduğu gibi, uygulayamayan insanlar da bulunabilir. Biz uygulayamayanlara bakarak genel bir hükme gitmemeliyiz. Zira talebeliğin de çekirdekten ağaca kadar hadisiz mertebe ve makamları vardır. Her Nur talebesi aynı makamda değildir. Hatta cemaat içindeki herkes talebe kapsamına girmiyor Üstad Hazretleri dost, kardeş ve talebe şeklinde sınıflandırıyor.

Halvet, takva, züht, riyazet gibi kavramlar genel manada sahabe mesleğinde de vardır. Lakin tasavvufta olduğu gibi değildir. Sahabede halvet ve züht, dünyayı kalben terk etmek şeklindedir, kesben değildir. İnsanlar içinde iken, insanların sevgi ve oyalamalarından kalbi temiz tutabilmektir. Bu ikiliği beraber tutamayan, dağa ve mağaraya gider, bir cihette zafiyetini gösterir. Büyük zatların belli dönemlerde tasavvuf tarzına girdikleri doğrudur, lakin o bir basamak olup, evla olan sahabe mesleğine bir vesile olmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan

Mehdi ehl-i beyttendir. Allahü teâlâ onu bir gecede olgunlaştırır. İbni Mace, İ.Ahmed Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Mehdi Bizdendir. Ey Ehli Beyt! Size müjdeler olsun. Allah (z.c.hz.)'leri onu bir gecede ihraz eder. (Olgunlaştırır.) Ravi: Hz. Ali (r.a.) Üstad Hazretleri:"Seriüsseyir olan bu zaman" diyor. Üstad hazretleri menzilleri bir gecede aşmış diye anlıyorum ben.Çünkü zaman çok hızlı seyrediyor ve yapacak işi çoktu.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bahauddin
Sayın editör. Sanıyorum soruya verilen cevabınızda bazı hata ve eksiklikler görülüyor. Mesela "Halvet, takva, züht, riyazet gibi kavramlar genel manada sahabe mesleğinde de vardır. Lakin tasavvufta olduğu gibi değildir. Sahabede halvet ve züht, dünyayı kalben terk etmek şeklindedir, kesben değildir. İnsanlar içinde iken, insanların sevgi ve oyalamalarından kalbi temiz tutabilmektir. Bu ikiliği beraber tutamayan, dağa ve mağaraya gider, bir cihette zafiyetini gösterir. Büyük zatların belli dönemlerde tasavvuf tarzına girdikleri doğrudur, lakin o bir basamak olup, evla olan sahabe mesleğine bir vesile olmuştur. " Yazmışsınız. Burada yazdığınız mevzu sadece bazı tasavvufu meşrepler için doğrudur. Ama mesela Nakşibenlikte dünyayı terkten anlaşılan şey sadece dünyayı kalben terk etmektedir. Ayrıca gene nakşibendilikte riyazet ve mücahededen anlaşılan şey kesinlikle sadece Kur'an ve sünnete uymaktır. Biraz mektubat-ı rabbani okuyan bunu bilir. Diğer tasavvufu yollarda ise daha çok sahabenin ve tabininin uygulamaları, riyazet ve zühd anlayışları delil olmuştur. Bu mesele ile alakalı kitaplarda zaten delilleri ile zaten uzun uzadıya anlatılmıştır. İkinci bir yanlışınız, tasavvuftaki zirve zatlar tasavvufu herdaim sahabe mesleği bilmiş, böyle yazmış, böyle yaşamışlardır. Önceden biz önceden tasavvufi hayat yaşadık, Sitenizde yazmış olduğum yorumların birçoğunda defalarca yazdım. ALLAH için tasavvuf mevzusundaki cevaplarınızı biraz tasavvufu bilen kişiler versin. Tasavvufun ne olduğundan habersiz, sağdan soldan duyduğu bir iki bilgiyle yalnız risaleler üzerinden cevap vermeyi ALLAH rızası için bırakın.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bahauddin
Mübarekler yazdığım yorumların neredeyse hiçbirisini yayınlamıyorsunuz. Yazdıklarımın hepsi ilmidir, hangi kaynaklarda yazdıklarını belirtebilirim. Kafanıza göre birşeyler tutturmuş gidiyorsunuz ama hayırlısı.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Biz tasavvufu Risale-i Nurun zaviyesinden cevaplamaya çalışıyoruz. Zaten sitenin misyonu da budur. Yoksa tasavvuf bilgimiz hiç yok değil. Cevaplarımızın Risale-i Nura uygun olduğunu düşünüyoruz. Bizim cevaplarımız içinde hususi bir tasavvuf mesleği kast ediliyor değildir genel bir değerlendirme söz konusudur. Beşinci Mektup'u dikkatli bir şekilde tahkik etmenizi tavsiye ediyoruz o zaman ne demek istediğimizi anlayacağınızı umuyoruz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bendeirfan

Tasavvufu bilmeden tasavvufa dair sorulara cevap yazıyorsunuz. Bu bir vebaldir. Bir kere mesela nakşibendilik yolunda riyazet yoktur. Nefsi zayıflatmak yani riyazet yerine ruhu ve kalbi güçlendirmek vardır. bahauddin kullanıcısının bahsettiği gibi İmam-ı Rabbani Hz. lerinin mektubatında bunu görebilirsiniz. İkincisi sahabe mesleğinde halvet riyazet yok demişsiniz. Ben size şunu sorayım, bazı nur talebeleri evlenmeyip vakıf oluyorlar evlerinden dışarı çıkmıyorlar, bu da bir nevi halvet. Bunu yorumlamaya gelince ashab-ı suffa ile tevil ediyorsunuz da, tarikattaki halveti açıklamaya gelince sahabe mesleğinde yok diyorsunuz. Evlenmemek peygamberimizin hangi sünnetinde, hangi sahabe efendimizin uygulamasında var? Ayrıca yine nakşibendilikte halvet der encümen kaidesi vardır ki Halk içinde Hakk ile beraber olmaktır. Bu konuda da yanlış bilgiler veriyorsunuz. Türkiyede insanlara hizmet eden vakıfların yüzde yetmişi tasavvuf ekollerinin vakıfları. Bu asırda yaşanmaz dediğiniz tasavvuf hem milletimize hem ümmet-i Muhammed'e müthiş hizmetlerde bulunuyor. Lütfen tasavvufu bilmeden tasavvuf hakkında yanlış yönlendirmelerde bulunmayın. Risale-i Nur yüz yıl önce yoktu. İslam bu devirlere kadar mutasavvıfların eliyle geldi. Sayabileceğiniz Allah dostlarının tamamına yakını mutasavvııf.Abdülkadir Geylani Hz. lerinin , İmam-ı Rabbani Hz. lerinin , Muhyiddin-i Arabi Hz.lerinin vs. eserlerini atacaz mı şimdi?  Risale-i Nur değerli kitaplar ama, tek kaynak değil. olamaz da. Lütfen bilmediğiniz konularda ahkam kesmeyin. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Biz tarikat ya da tasavvufu kötülemiyoruz sadece bu asırda yaşanmasının zorlaştığını ifade ediyoruz kaldı ki farzların terke uğradığı günahların serbestçe işlendiği ve inkarın had safaya çıktığı bu zamanda kamil bir mümini veli yapma mesleği olan tasavvufun tatbiki çok zor ve mahsus insanlara özgüdür diye düşünüyoruz. Sizin meslek taassubunuz bu gerçeği anlamaya engel oluyor.  Allah'ı tanımayan birisine tarikat dersi vermek abesle iştigal etmektir. Tarikat tahkiki iman ve takva üzerine bina olabilen bir meslektir. Bu mihenge uyacak piyasada çok az insan var. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...