Block title
Block content

"Gavs-ı Âzam'ın ism-i azamı Yâ Hayy'dır." cümlesini izah eder misiniz? Zihayatta zaten "Hayy" ismi tecelli ediyor, bu konuda bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın her bir isminin kainat sahnesinde tecelli daireleri ve perdeleri vardır. Bu daire ve perdelerde bir isim reis ve galiptir, diğer isimler ise bu ismin emrinde ve gölgesinde hizmet ve tecelli ederler. Yani bu daire ve perde o ismin bir standı ve fuarı gibidir ki, müşterilerin nazarında mana ve hükmünü izhar ve ilan etsin.

Allah’ın her bir isminin diğer isminden hem hüküm olarak hem de mana olarak bir farkı vardır. Bu yüzden isimlerin tecelli ettiği daire ve perdeler de buna göre farklılık arz ediyor. Bütün isimlerin aynı kalıp içine girip tek tipleşmesi ve farklı hüküm ve manalarını göstermemesi düşünülemez. Allah’ın sayısız isim ve sıfatları kainatta sayısız mahiyet ve mizaçları gerektirmiştir.

Bu yüzden Allah’ın biribirinden farklı olan isimlerinin tecelli ettiği dairelerde, o ismin mana ve hükmüne uygun olarak ibadet ve meslekler ortaya çıkmıştır. Evliya ve ariflerin meslek ve meşreplerinin farklı ve biribirine mübayin olmasının sebebi isimlerin galebesidir. Bir evliya Allah’ın bir isminin dairesine giriyor ve o isim o evliyanın üstünde galip geliyor. Sair isimlerde aynı hassasiyeti azameti gösteremediği için meslek ve meşrebi farklı, hatta zıt gibi düşüyor.

Mesela Muhyiddin-i Arabi Allah’ın vacip olan vücuduna öyle bir hasrı nazar ediyor ki, Allah’ın sair isimlerini ve tecelli dairelerini göremiyor. Göremediği tecelli dairelerini de inkar ediyor. "Varlık sadece Allah’a mahsus." deyip, diğer isimlerin tecelli ettiği sahaları ve varlıkları yok sayıyor. Yine bir evliya bir ismin hükmüne girip o hükmün altında fena bulduğu için diğer isimleri fark edemiyor.

Ama en hakikatli meslek, bütün isimleri ve dairelerini muvazene içinde okuyup hayatında gösterip ilan etmektir ki, sahabe mesleği budur. Yani her ismi değerinde ve ölçüsünde okumak ve gereğini üstünde göstermektir. Aynı mana nebiler içinde de caridir.

Peygamber Efendimiz (asm) Allah’ın bütün isimlerini azami bir tecelli ile üstünde göstermiştir; bir ismin galebesi ile sair isimlerin pasifleşmesi diye bir şey olmamıştır. Ama sair nebiler de her isim tecelli etmekle beraber bir ismin galebesi olmuştur. Bütün isimlerin en azami ve müsavi şekilde tecelli ettiği tek nebi iki cihan serveri Hazreti Muhammed Efendimiz (asm)’dir.

Nasıl Allah’ın isimleri içinde ism-i azam var ise, bu isimlere mazhar olanlar içinde mazhar-ı azam da Hazreti Peygamber Efendimiz (asm)'dir.

Bu noktadan bakacak olursak, Abdulkadir Geylani Hazretlerinde diğer isimlerle beraber galiben tecelli eden isim Hay ismidir. Yani  tabiri yerinde ise Abdulkadir Geylani Hazretleri "Hay" isminin bir fuarı bir vitrini gibidir. Bu isim bu mahiyette hakikatini daha ziyade ve parlak bir şekilde izhar ve ilan ediyor. Bir ismin umumi bir şekilde tecelli etmesi hususi ve galibane bir şekilde tecelli etmesine mani değildir.

Mesela, ilim sıfatı kainatta her şeyi kuşatmıştır, yani her eşyada tecelli etmiştir, ama en parlak Peygamber Efendimiz (asm)'de tecelli ile tezahür etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

copper111
Soylenilenler aydindir.Amma Gavsi Azamda Hay ismi ustun oldugunu bir turlu anlayamadim.Mesela Ustadimizda Hakim ve Rahim ismi ustundur.Hakim ona gore ki bu Zat bildiyi ilmi hikmet ile bilmishdir.O yuzden Hakim ismi ustun.Hz Omerde Adl ismi hakim.Cunki o Zat adalet ile muamele etmish her ishde. Gavsi Azamda neden Hay ustun?300 yilmi yashamish?Cismi cokmu saglam idi?Hicmi hastalanmadi?Neden Hay?Zaten Hay ismi butun canlilarda ustun ki halam de hayatlarini surdure biliyorlar.Hay olmazsa diger isimlerin tecellisinin de anlami yox.Olu cesedde hangi isim tecelli eder ki?!O zaman Gavsi Azamda Hay isminin ustun olmasini neden boyle onemsiyorlar?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
Hay isminin Abdulkadir Geylani Hazretlerinde ziyade tecelli etmesi daha fazla hayatlı olması anlamında değildir. Ya da maddi bakımdan daha canlı ve kanlı manasına gelmiyor. Hay isminin kainat üstündeki tecelli ve tezahürünü daha parlak, daha keskin, daha şaşalı bir şekilde okumak ve idrak etmek anlamındadır. Abdulkadir Geylani Hazretleri diğer isimlerle birlikte Hay ismini kainat üstünde daha kuvvetli ve daha parlak bir şekilde okumuş ve tefekkür etmiştir. Nasıl Risale-i Nurlar Hakim ismini kainat üstünde muazzam bir şekilde görüp gösteriyor ise, başka alim ve evliyalar da başka isim ve sıfatları görüp göstermişlerdir. Tabi bir ismin galip olması diğer isimler yok anlamında değildir. Mesela Hazreti Ömer Efendimizde Allah’ın Adl isminin ziyade tecelli etmesi, Hazreti Osmanda hiç tecelli etmemiş şeklinde anlaşılmaz. Onda da Adl ismi tecelli etmiş ama Hazreti Ömer’de bu biraz daha parlak ve şaşalı tecelli etmiştir denilir. İbn-i Arabi Allah’ın Vücut ve Ehad isminde öyle bir fena bulmuş ki sair isimleri ve tecellilerini göremeyecek kadar kendinden geçmiş ve hatta bu sekir halinin gereği olarak “La mevcuda İlla Hu” demek sureti ile sair bütün levhaları yok saymıştır. İşte evliya ve alimlerin hayatında bir ismin galip olma manasını bu kalıplar içinde anlamak gerekir. Hatta bir ismin nakış sureti ile ziyade bir şekilde tecelli etmesi de yanlış bir mana değildir. Mesela Hazreti Yusuf (as)’ın güzel yüzünde Cemal ismi sair peygamberlere nispetle daha parlak tecelli etmiştir denilebilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...