"Gerçek hayır, Allah’ın seçtiği şeydedir.' sırrınca, meselemizin tehirinde hayır var. Kalbim ve Nurların serbestiyeti öyle istiyordu." Mesele nedir, istenmesi nedir, devamındaki "geçici zahmetin noktası" ne olabilir?

Soru Detayı

"Evvela: ﺍَﻟْﺨَﻴْﺮُ ﻓِﻰ ﻣَﺎ ﺍﺧْﺘَﺎﺭَﻩُ ﺍﻟﻠّٰﻪُ sırrınca meselemizin tehirinde hayır var. Kalbim ve Nurların serbestiyeti öyle istiyordu." Şualar [Y] - 413.
1) Buradaki tehir olan mesele nedir?
2) Üstadın kalbininde onu istemesi nasil oluyor?
3) Üstadın kalbinin istemesi hiç anlaşılıyor lakin "NURLARIN SERBESTİYETİ"nin öyle istemesi ne demek?
4) "...bu geçici zahmetin NOKTASINI siler..." diyor Üstad. Noktadan kasıt nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sorunuzla ilgili şunları söyleyebiliriz:

1. Yaptığımız araştırmada burada ifade edilen meseleyle ilgili herhangi bir hatıra veya açıklayıcı bilgiye ulaşamadık. Ama bu mektubdan evvelki sayfada bulunan,

"Ehl-i vukufun insafsızca ve hatâlı ve haksız tenkitleri, Vehhâbîlik damarıyla İmam-ı Ali'nin (radiyallahu anh) Nurlara ciddî alâkasını ve takdirini çekemeyerek ve geçen sene zemzem suyunu döktüren ve bu sene haccı men eden evhamın tesiri altında, o yanlış ve hasûdâne itirazları Beşinci Şua'ya etmişler. Bu sırada, böyle evhamlı ve telâşlı bir zamanda, bizim için en selâmetli yer hapistir. İnşaallah Nurlar hem kendimizin, hem kendilerinin serbestiyetini kazandıracaklar."(1)

ifadesiyle bu mesele, Beşinci Şua'nın mahkemesinin tehiri diye anlaşılıyor. Bu konuyla ilgili hemen karar verilmesi, Risale-i Nurlar açısından sıkıntılı bir sürece vesile olabilecekti.

2. Bu meselenin tehirini hem hizmet-i imanın serbestiyeti hem de Üstad'ın kalbi beraberce istiyordu. Bazen hadiseleri hakikat ile insanın kalbi ayrı değerlendirebiliyor. Burada iki taraf da bu konuda bir olmuş, tevafuk etmiştir.

3. Üstad'ın kalbi malum olduğu gibi bu hadisenin tehirini istemiş. Nurların serbestiyeti konusuna ise hikmet ve hakikat olarak bakmak lazımdır. Yani hikmet ve maslahat da Üstad'ın kalbine tevafuk edip, hadisenin tehirini istemiş demektir.

4. "Evvelâ: اَلْخَيْرُ فِيمَا اخْتَارَهُ اللهُ sırrınca, meselemizin tehirinde hayır var. Kalbim ve Nurların serbestiyeti öyle istiyordu. Siz hem birbirinizi teselli hem kuvve-i mâneviyeyi takviye, hem tatlı sohbetle müzakere-i ilmiye, hem Nurların yazması ve mütalâalarıyla bu geçici zahmetin noktasını siler rahmet yapmaya, bu fâni saatleri bâki saatlere çevirmeye muvaffak olursunuz inşaallah."(2)

Osmanlıca'da zahmet زحمت ve rahmet رحمت arasında bir nokta farkı var. Yani Zahmet kelimesinin noktasını sildiğimizde rahmet kalır. Üstadımız buna latifane işaret eder.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

sancaktarân

Nokta meselesi cok hosmus. Şekspirler diz cokmeli..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...