Block title
Block content

GIYBET

 
Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki:
“Bilir misiniz gıybet nedir?”

“Allah ve Resulü daha iyi bilir” dediler.
“Kardeşini, hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“Ya söylediğim kardeşimde varsa?” denildi.
“Eğer söylediğin onda varsa gıybet etmiş olursun; yoksa o vakit ona iftira etmiş olursun.” cevabını verdi.

Hucurat Sûresinde şöyle buyrulur:
“Birbirinizin gıybetini yapmayın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi?” (Hucurat Sûresi, 12)

Gıybet edilen şahıs o anda hazır bulunmadığından, hükmen ölüdür. Bir ölü sessizliğiyle, söylenenlere cevap vermekten acizdir. Böylesine aciz birine yapılan haksızlık, Allah kelâmında ölü eti yeme şeklinde tasvir edilmiştir.

Nur Külliyatında gıybetin caiz olduğu haller sıralanırken şöyle bir madde de nazara verilir:
“Şekva suretinde bir vazifedar adama der, tâ yardım edip o münkeri, o kabahati ondan izale etsin ve hakkını ondan alsın.” (Mektûbât)

İnsanın, haklı olduğu bir meselede bile, şikayetini sadece yetkililere bildirmesine izin verilmişken, vakit geçirmek yahut öfkesini söndürmek gibi basit sebeplerle dedikodu yapanlar bunun ahiretteki acı sonucuna da katlanacaklardır.
Paylaş
Yükleniyor...