Block title
Block content

"...Güneş gibi âciz ve musahhar mahlûklar ve ruhanî gibi madde ile mukayyet nim-nuranî masnular..." Ruhanilerin madde ile mukayyed olmalarını nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem güneş gibi âciz ve musahhar mahlûklar ve ruhanî gibi madde ile mukayyet nim-nuranî masnular, nuraniyet sırrıyla, bir yerde iken pek çok yerlerde bulunabilirler. Mukayyet bir cüz'î iken mutlak bir küllî hükmünü alırlar. Bir anda cüz'î bir ihtiyar ile pek çok işleri yapabilirler. Acaba, maddeden mücerred ve muallâ; ve tahdid-i kayıt ve zulmet-i kesafetten münezzeh ve müberrâ; ve şu umum envar ve bütün nuraniyat Onun envâr-ı kudsiye-i esmâsının bir kesif zılâli; ve umum vücut ve bütün hayat ve âlem-i ervah ve âlem-i misal nim-şeffaf bir âyine-i cemâli; ve sıfâtı muhîta; ve şuûnâtı külliye olan bir Zât-ı Akdesin irade-i külliye ve kudret-i mutlaka ve ilm-i muhitle tecellî-i sıfâtı ve cilve-i ef'âli içindeki teveccüh-ü ehadiyetinden hangi şey saklanabilir, hangi iş ağır gelebilir, hangi şey gizlenebilir, hangi fert uzak kalabilir, hangi şahsiyet külliyet kesb etmeden ona yanaşabilir?"(1)

Burada güneş ve ruh, Allah’ın Nur ismine mazhariyet noktasından, diğer mahlukata nispetle daha fazla mazhar olmasından dolayı, diğer mahlukattan farklı ve imtiyazlı oluyorlar. Güneş ve ruh, mahlukat içinde en nurani ve maddi kayıtlardan bir derece azade de olsa, Allah’ın Zatına ve sıfatlarına nispet edildiğinde, onlarda sönük ve maddi kalırlar. 

Yani buradaki ifade, nispi ve izafidir. Ruh bir maddeye, mesela insanın cesedine nispet edilirse, çok nurani ve maddi kayıtlardan münezzeh olur; ama aynı ruh Allah’ın zatına ve sıfatlarına nispet ve izafe edilirse, bu kez de gayet sönük ve maddi kalır demektir. Zaten yukarıda verdiğimiz paragrafın devamında bu nispet ve izafe yapılıyor. Ruh sair mahlukata nispetle, ne kadar nurani de dursa, en nihayetinde o da mahluk ve yaratılmışlar sınıfındandır.

(1) bk. Sözler, On Altıncı Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...