Block title
Block content

"Güneş ile muhtelif on iki seyyarenin muvazenelerine bak. Acaba bu muvazene, güneş gibi, Adl ve Kadîr olan Zât-ı Zülcelâli göstermiyor mu?" Gezegenlerin denge içinde olmasının adaletle (hak sahibine hakkını vermek) ne ilgisi var ki?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gezegenler bir vezn ve denge içinde olmazsa kâinattaki büyük sistem bozulur ve bu sistemle ayakta duran hayat söner. Dolayısı ile her şey yerli yerinde ve  müthiş bir hakkaniyet ile yaratılmıştır. Bu da direkt Adl isminin bir yansıması bir tecellisidir.

İhkak-ı hak, her şeye hakkını vermek ve her şeyi yerli yerine koymak anlamına geliyor ki, her şeyin bir ölçü içinde yaratılmasının adaletin bir rüknü bir esası olduğuna işaret ediyor. Yani adalet ile mizan ruh ile ceset gibi birbirini iltizam ediyor demektir. Zulüm ise, haksızlık ve ölçüsüzlük anlamına geliyor. Hak ettiği hâlde hakkını vermemek, yerli yerine gerekirken yerinden etmek zulüm anlamını taşıyor.

Mesela, pençeleri ve keskin dişleri olan aslana kuzu ruhu verilse, kuzunun cesedine de aslan ruhu takılsa, bu hem haksızlık hem ölçüsüzlük hem de adaletsizlik ve dengesizlik olur.

Yine yüzün simetrik yapısında burun iki metre, kulak on arşın, diş yirmi santim olsa, yüzün simetrik yapısına zulüm olur. Çünkü simetri ile denge arasında sıkı bir bağ ve gereklilik bulunuyor.

Güneşin dünyaya olan mesafesi çok adil ve mizanlı bir mesafedir, yakın olsa yakar, uzak olsa dondurur. Bu noktadan bakıldığında kâinatta hiçbir dengesizlik, ölçüsüzlük ve adaletsizlik görülmez. Kısaca dengesizlik adaletsizliği netice verir.  

Zalimi cezalandırmak, mazlumun hakkını almak adaletin diğer bir şıkkı, diğer bir yönüdür ve bu tam anlamı ile mahkem-i kübrada olacak...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1178 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...