Block title
Block content

Güneşin cilvelerinin tezahürü ve tekrar gidip yerine başka tecellilerin gelmesi Risale-i Nur’da çokça zikredilen misallerden biridir. Güneş misâli üzerinde genel bir açıklama yapar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Güneş misâli Nur Külliyatında harika bir şekilde yer almış ve her defasında ayrı bir hakikati aydınlatmıştır. Özellikle On Altıncı Söz’de güneş misaliyle birçok İlâhî hakikatlerin bilinmesine ışık tutulmuştur.

Aynalardaki tecellilerin o aynaların malı olmadığı, o ışıkların güneşten geldiği misâliyle, çok hakikatlere kapı açılmıştır. Bu örneğin en geniş uygulaması varlık konusunda karşımıza çıkıyor. Eşyanın varlığı kendiliğinden değil, Allah’ın sıfatlarının, yaratma ve var etme fiillerinin tecellisiyledir. Aynadaki ışığın kaybolması gibi eşya da belli bir süre görev yaptıktan sonra varlık sahasından çekilmekte, yerine yeni şeyler yaratılmaktadır. Tıpkı, aynada görünen tecellinin kaybolmasından sonra, başka tecellilerin ortaya çıkması gibi.

Üstat Hazretleri bu misali “Ve-Yümit” bahsinde işlerken, güneşe karşı akan bir nehirdeki kabarcıklardaki güneşin varlığını gösterdiğini, onların kaybolmasından sonra yeni kabarcıkların parlamasının ise güneşin bekasına ve devamına delalet ettiğini ifade ederek, hayatın Allah’ın varlığına, ölümün ise Allah’ın bekasına delil olduğunu çok harika bir şekilde işler.

Bir başka dersinde “Bir şey zatî olsa onun zıddı ona arız olamaz.” buyurur.

Zatî; “zata ait, kendine ait, başkasından gelmeyen” demektir.

Allah’ın kudreti zatî olduğu için, onun zıddı olan aczin o kudretin içine giremeyeceğini beyan eder. Aynı hakikati bu güneş örneğinde de görüyoruz. Aynadaki güneş tecellisinin ışığı  zatî olsaydı hiç sönmemesi gerekirdi. Gece olunca, yahut güneş bir bulutla perdelenince o tecellinin kaybolması gösteriyor ki, aynadaki o ışık , güneşten gelmektedir. Bütün canlıların hayatları da Muhyi isminden ve ihya fiilinden geliyor. Canlıların ölmeleri, ispat ediyor ki, bu hayat onların zatî malları değil.

Bu ölümleri başka canlıların takip etmesi Allah’ın hayatının bâki, daimî ve zevalden münezzeh  olduğunu gösteriyor.

Bütün aynalara bir tek güneşten ışık verildiği gibi, bütün canlılar da bir olan Allah’ın ihsanıyla hayata kavuşurlar. Aynalardaki ışıkların farklı güneşlere isnat edilmeleri aklen mümkün olmadığı gibi, hayatların da bir kısmı başka ilahlara isnat edilemez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Onuncu Lem'a | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1307 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...