"Gurur" ile "kibir" arasındaki farklar nelerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gurur, kendini veya bir sıfat ve meziyetini beğenmeye ve kendi içinde övünmeye nispeten kullanılan bir kavramdır. Kibir ise kendini önceki övündüğü sıfat ve meziyetten dolayı bir başkasına üstünlük kurmaktır. Yani kibirde bir başkası olduğundan kıyas ve karşılaştırma vardır. Gurur da ise ikinci bir kişi yoktur, kişinin kendi dünyasındaki bir duygudur.

Mahviyet, Allah ile kul arasında bir münasebet iken, tevazu da kişinin diğer insanlara karşı bir hâlidir. Buna binaen kibir kelimesinin zıddı, tevazudur. Gurur kelimesinin zıddı ise, mahviyettir. Çünkü kişi, kendisinde bulunan sıfat veya meziyeti, gerçekte Allah'ın iken veya onun bir emaneti iken bir aldatma ile kendisine nispet eder. Kendisinin malı kabul edip, emanete hiyanet edip hırsızlar. Bu cihetle gurura girer ve kendisine verilen eneyi (benlik duygusunu) uygun kullanmadığından da enaniyete düşer. Eğer bu meziyet ve sıfatları hakiki sahibine verse ve kendi malı olarak görmezse, o zaman mahviyet sıfatını kazanır.

Bu manayı teyiden Arapça etimolojik açıdan baktığımızda mahv kelimesinin manası silmek ve yok etmek iken, gurur kelimesinin kökündeki garr (غر) kelimesinin manası aldatmaktır.

Ayrıca gururun zirvesi kibirdir. Bundan dolayı gurur, kibirden önce gelir. Kişide önce gurur kendini gösterir. Sonra başkasını tenkis veya tenkid ile kendi kemalatını izhar ederek kibrini gösterir.

"Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalatına tenezzül etmeyip, kendi kemalatını kâfi ve yüksek görürse, o insan nakıstır..." (Mesnevi-i Nuriye, Katre)

"Halbuki kibir ve azametleri, enaniyetleri ve göklere kadar çıkan gururları iktizasınca, gece-gündüz çalışıp Kur'ana bir nazire yapmalı idiler ki, âleme karşı rezil ü rüsvay olmasınlar." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 23-24. Ayetlerin Tefsiri)

Kibrin çok dereceleri vardır. Eğer kibir ve gurur, Allah'a karşı ise küfürdür. Yoksa bir başkasına karşı ise bu büyük günahtır.

Ayette şeytanın Hz. Âdem'e (as) secde etmemesi hadisesine baktığımızda bu manayı görürüz. Şöyle ki;

Eğer İblis'in secde etmemesi Hz. Âdem'den dolayı ise bu kibir olur büyük günah sayılır. Ama secde etmemesinin bir vechi de kendi içinde Allah'a karşı bir kibrinden olduğundan ağır bir kibir sayılır. Bu ise, küfür kabul edilir.

قَالَ اَرَاَيْتَكَ هٰذَا الَّذ۪ى كَرَّمْتَ عَلَىَّۘ لَئِنْ اَخَّرْتَنِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَاَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُٓ اِلَّا قَل۪يلًا‌ـ /

Şeytan dedi ki: "Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında, onun neslini kendime bağlayacağım!" (İsra, 17/62)

Yakın manadaki diğer kelimelere de değinelim:

Ucub: Hasenat ve ibadetlerine veya bir güzel sıfat veya meziyete güvenmektir. Gururun temeli ve kaynağıdır.

Riya: Meziyet veya sıfatlarıyla başkasına karşı gösteriş yapmaktır. Riya, daha çok niyetle alakalıdır. Fahrın temelidir.

Fahr: Bir güzel sıfat veya meziyetle elde edilen şan ve şeref ile başkasına karşı övünmek manasındadır. Bu da gurur sıfatından sonra gelir. Daha çok fiili ve kavlidir.

Kişide en temelde genelde ucub kendini gizler. Sonra gurur insanın kalbini kaplar. Sonra riya ile fahr kendini gösterir. En son başkasından üstünlüğünü ilan ederek kibre düşer. Cenab-ı Hak hepimizi tüm kötü sıfatlardan muhafaza etsin.

Ucub 》gurur 》 riya 》 fahr 》 kibir

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...