Block title
Block content

Gurur yapmamamız için kader bize "Haddini bil, yapan sen değilsin." diyor. Yaptığımız iyilikler bizden değilse; yapmadığımız iyiliklerden neden mesul oluyoruz? İyilikleri kendimizden bilmeyeceksek ayet ve hadislerde teşvik edilmesini nasıl anlayabiliriz?

 
Soru Detayı:

Sonra, ondan sudûr eden iyilikler ve kemalât ile mağrur olmamak için “kader” karşısına geliyor. Der: “Haddini bil, yapan sen değilsin.” diyor Ustadımız. Peki, iyilik yapmak istemeyen birisi bu benim kaderimde yokmuş derse, yani mezkur cümlenin zıddını söylerse ona ne cevap vermeliyiz. Daha net olarak toparlarsak: isteyerek yaptığım iyilik benden deyilse, istemeyerek yapmadığım bir iyilik neden benden olsun, derse. İyilik yapmak bizden deyilse neden ayet ve hadislerde teşvik olunuyoruz? Teşekkürler.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İyiliğin bir fiil bir de niyet kısmı vardır. İyiliğin fiil kısmı Allah’a aittir, yani iyiliği yaratan Allah’tır. Ama iyiliğin bir de niyet kısmı vardır ki, bu niyet kula aittir. Kul niyet etmediği müddetçe iyilik vücut bulmaz. Kul iyiliği niyet ederse o zaman ilahi irade ve kudret devreye girer ve iyiliğin eylem ve fiil boyutunu yaratır.

İnsan iyiliğin eylem açısından sahibi olmasa da sevap açısından sahibidir. Kul iyilik ya da kötülük ister, Allah da bu isteğe uygun bir şekilde yaratır. “Haddini bil, yapan sen değilsin.” ifadesi, "iyiliğin eylem ve fiil boyutunu yaratan sen değilsin" demektir, bu tarz bir düşünce de insanı kibir ve gururdan korur.

Ayet ve hadislerde insan iyiliğe yaratma açısından değil (insan yaratmaktan acizdir) niyet açısından teşvik ediliyor. İnsanın hem iyiliğe hem de kötülüğe niyet ve irade etme yeteneği insanı sorumlu kılıyor. Kul önünde duran iyilik ve kötülükten birisini seçer, Allah da kulun bu seçimin yaratır. Bu durumda yaratan değil seçen sorumludur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

turkkamuran

Allah cc ebeden razı olsun

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...