Hadiste "Kisrânın iki bileziğini giyeceksin." buyruluyor. İran'ın fethinden sonra Hz. Ömer Kisra'nın bileziklerini Süraka'ya giydiriyor. "Hz. Ömer hadisi bildiği için bunu yapıyor." deniliyor, ne dersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem Sürâka’ya ferman etmiş ki:

كَيْ فَ بِكَ اِذاَ اُلْبِسْتَ سُوَارَىْ كِسْرٰى diye, "Kisrâ'nın iki bileziğini giyeceksin." Hazret-i Ömer zamanında Kisrâ mahvedildi; ziynetleri ve şahane bilezikleri geldi, Hazret-i Ömer Sürâka’ya giydirdi. Dedi: اَلْحَمْدُ ِللهِ الَّذِى سَلَبَهُمَا كِسْرٰى وَاَلْبَسَهُمَا سُرَاقَةَ ihbar-ı Nebevî'yi tasdik ettirdi." (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Altıncı Nükteli İşaret)

Burada iki durum söz konusu olabilir:

Birincisi: Hz. Ömer (r.a) hadisi bildiği için giydirmiştir.

İkincisi: Hz. Ömer'in bu bileziklerini Hz. Peygamber (a.s.m) Allah'tan aldığı bilgiyle bilmiştir. O da (a.s.m) haber vermiştir. Zamanı geldiği vakitte de bu Peygamberi mucize, tahakkuk etmiştir.

Bu hadiste asıl müjdelenen haber, İran’ın fethedilmesidir. Hazret-i Ömer (r.a)’in bu fethi tek başına düşünüp tanzim etmesi mümkün olamaz. Çünkü o zamanın siyasi ve içtimai şartlarında İran gibi süper bir gücü mağlup edip saraylarına sahip olmak his-i kable’l vuku ve tahminle bilinecek bir hadise değildir. Bu tamamı ile gaybî bir mu’cizedir. Bilezik meselesi ise, bu büyük müjdenin içinde bir teferruattan ibarettir.

Hz. Ömer (r.a)’in, o bileziği kasıtlı veya kasıtsız takmış olmasının bir ehemmiyeti yok, her ikisi de hadisin hükmünü doğrulamış oluyor. Yani Peygamber Efendimiz (asm) "Kisra'nın bileziklerini Süraka'ya giydirir." ifadesi ile İran’ın Müslüman olacağını müjdeliyor, bileziğin giydirilmesi ise bu büyük hadiseye bir alamet oluyor.

Faraza bilezik giydirilmemiş olsa idi yine hadisteki gaybi mu’cize tahakkuk etmiş olacaktı, çünkü İran fethedilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nurol.
Çoook güzel bir cevap olmuş Elhamdülillah.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...