Hadiste "Ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmez." deniyor. Bediüzzaman Hazretleri Risalelerinde verdiği kıyametle ilgili 1506 ve 1542 seneleri ile neyi anlatmaya çalışıyor? Bu hadis ile tam tevafuk ediyor mu?

Hadiste
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, hadislerde verilen tarih, yaklaşık bir değerdir ve on beş asır olarak ifade edilmiştir.

"Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek, fakat bin beş yüz (1500) seneyi aşmayacaktır."(1)

"Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek." (2)

Ebu Sa’lebe anlatıyor: Resulüllah (a.s.m) şöyle buyurdu:

“Allah bu ümmeti yarım günden âciz bırakmaz.”(3)

İkincisi, hicri takvimin başlangıcı 622’dir. Bu başlangıca 1500 yıl eklendiği zaman 2122 yapar ki, 1542 tarihi de takriben 2121 yapar. Yani hesaplarda bir yanlışlık bulunmuyor. Şayet 1542 tarihini tam kıyamet tarihi olarak ele alırsak, 110 yıl var demektir. Gaybı ancak Allah bilir.

Üçüncüsü, 1506 tarihine kadar iman ve İslam hakikatleri galip bir şekilde devam edecektir. 1506 tarihinde ise büyük bir fikri ve toplumsal dönüşme olacak, iman ve İslam galibiyetten mağlubiyete girecek ve eski siyasi ve askeri gücünü kaybedip perde altında gizli hizmete başlayacak. Bu fikri ve toplumsal dönüşüm muhtemelen küfür ve inkarın yeni bir tarzı veya suret değiştirmiş bir şekli olacaktır.

Nasıl Osmanlının yıkılması ile İslam ve iman hakikatleri tamamen yok olmasa da gayet zayıf bir duruma düştü ise, aynı inkar ve fitne cereyanları 1506 tarihinde yeniden dünyayı tesiri altına alacaktır. Lenin, Mao, Süfyan gibi deccallerin emsalleri o zamanda hortlayacak, değişik frekanslarla küfür ve inkarı tekrar dünyaya yayacaklardır. Böylelikle küfür bir nevi umumileşip kıyametin kopmasına fetva çıkaracaklardır.

Geçmişte Karun’un mal düşkünlüğü şimdi kapitalizm şeklinde nasıl devam ediyor ise, şimdiki materyalist fikirler gelecekte de başka isim ve frekans ile tekrar sahneye çıkacaklardır. Bizim o fikri akımları teferruatı ile bilmemiz mümkün değildir, ama Üstat bazı emare ve işaretlerini bize takdim etmiştir. İman ve küfür cereyanı asla tamamı ile yok olmaz, imtihan bunu iktiza ediyor. Şu var ki, bazen iman galip olur küfür inceleşir, ama kopmaz; bazen de küfür galip gelir, iman incelir ama kopmaz.

Bu cereyan 1542'ye kadar yükselerek devam edecek, en sonunda mutlak bir galibiyete varacaklardır. Bu süreç içinde iman ve Kur'an fedaileri çok zayıf ve perde altında iman ve Kur'an hakikatlerini devam ettirecekler. Ama Üstad'ın işaretinden anlaşılan o ki, 1542'de çok dehşetli bir fitnenin bu mübarek taifeye büyük bir sıkıntı vermesi muhtemeldir. Zaten 1542'den üç yıl sonra 1545'de kafirlerin başında kıyamet bomba gibi patlayacaktır.

Üstad'ın şu ifadeleri buna işaret ediyor:

"Diğer bir tevili şudur ki: Kıyamet kopmasının dehşetini görmemek için, mü'minlerin ruhları bir parça evvel kabzedilir. Kıyamet kâfirlerin başlarında patlar."(4)

Kaynaklar:

(1) bk. Suyuti, El-Keşfu Fi Mücazevet; Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, s. 299.
(2) bk.Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu, el-havi lil Fetavi,2 / 248; Tefsiri Ruhul Beyan, Bursevi,(Arapça) 4 / 262; Ahmed bin Hanbel, İlel, s. 89.
(3) bk. Ebu Davud, Melahim, 18; Müsned, 4/193.
(4) bk. Şualar, Beşinci Şua, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

1506 ya kadar zahir ve aşikarane olan inkişafın başlama tarihine imalar varmıdır,inkişafin başlama tarihi?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

 Fakat, yine kıyamet kopmasına yakın, tekrar bir dinsizlik cereyanı başgösterir, galebe eder ve “El-hükmü li’l-ekser” kaidesince, yeryüzünde Allah Allah diyecek kalmayacak; yani, ehemmiyetli bir cemaat küre-i arzda mühim bir mevkie sahip olacak bir surette Allah Allah denilmeyecek demektir.

1506 yılında meydana gelecek o ilk büyük ihtilal sonrası dünya yüzüne siyasi, içtimai ve idari olarak dinsizler galip gelecek ve dünya yönetimini ele geçirecekler. Dinsizliği neşretmeye başlayıp insanlığı dönülmez bir felakete sürükleyecekler.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Mehmet Akgün

1506 ya kadar galibane diyor üstad, sanki sefahatte çok hızlı yayılıyor. İkisi de asri saadet gibi uç kutup mu olacak, yoksa İslamiyet bariz olarak galebe mi edecek? Bu kısmı nasıl anlıyorsunuz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Gecenin en koyu anı sabaha en yakın anıdır demek sabahı getiren gece ve gecenin zifiri karanlığıdır. Mekke'deki cahiliye dönemi çok karanlıktı sonra nübüvvet güneşi doğdu. Benzer bir durum ahirzaman için de geçerli olacak.

İlk devirde Mekke ve Medine hayatında müslümanların maruz kaldığı sıkıntıların, eziyetlerin benzerleri, son zamanlardaki samimi müslümanlara da yapılacak. Sürgün, işkence, vs. gibi eziyetler görecekler. Sokağa çıkamayacaklar. Onlara yapılan bütün eziyetler, bütün işkenceler berekete, manevi kazanca vesile olacak. Rütbeleri yükselecek. Ahir zamanın garipleri de bunlar olacak. Bu noktadan sahabelerle benzerlikleri olacak.

Halihazırda sefahat artıyor olabilir ama Allah’ın adetullahı münavebe şeklindedir yani iman ile küfür hayır ve şer çarpışıyor zaman zaman şer ve küfür zaman zamanda iman ve hayır galip gelecektir sünnetullah bu minval üzere işliyor.

İman ve hayrın bariz galip olacağı bir dönemi umut ve temenni ediyoruz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...