Block title
Block content

"Hafıza levh-i mahfuza delildir.", deniyor. Halbuki hafıza Allah'ın Hafiz ismini gösterir; nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Levh-i mahfuz" zaten Hafiz isminin bir tecellisidir. Her ismin cüziyetten külliyete geniş tecelli daireleri bulunuyor. O isim küçük tecellilerin ardında olduğu gibi büyük tecellilerin ardında da bulunuyor. Bu tecellilere külli tecelli, cüzi tecelli deniyor.

Mesela Nur isminin güneşteki tecellisi külli bir tecelli iken, evimdeki küçük ampuldeki tecellisi de küçük bir tecellidir.

Aynı şekilde Allah’ın "Hafiz" isminin levh-i mahfuzda tecelli etmesi büyük ve külli bir tecelli iken, aynı ismin her bir insanın beyninde hafıza şeklinde tecelli etmesi de küçük ve cüzi bir tecellidir.

"İşte bu tırnak kadar kuvve-i hafızanın, bahr-i umman gibi bir vüs'ati ve güneş gibi bir ihatalı nuru ve bir ziya-yı mânevîsi ve zemin yüzü kadar geniş sayfaları olmazsa, bu hal olamaz. Bu ise yüz binler derece muhal muhal içinde ve imkânsız olduğundan, elbette ve elbette bu küçücük tırnak kadar hafıza, Levh-i Mahfuz bir sahife-i kader ve kudreti olan Alîm-i Mutlakın, ilim ve hikmet ve kudretiyle, o Levh-i Mahfuzun bir nümunesini beşerin kafasında halk eylemesine kudsî bir şehadet eder."(1)

Nasıl insanların cebindeki nüfuz cüzdanları bir nüfus kütüğünü ve merkezini gösterip işaret ediyor ise, aynı şekilde her insanın kafasındaki tırnak kadar küçük hafızalar da büyük bir levh-i mahfuzu gösterip işaret ediyor.

Her evdeki telefon nasıl büyük ve merkezi bir istasyonu gösteriyor ise, aynı şekilde insanların hafıza kuvvetleri de levh-i mahfuza işaret eden birer ahizeler hükmündedir. Merkezi bir istasyon olmaz ise bütün o telefonların çalışması ve haberleşmesi mümkün olmaz. Her bir telefon zaruri bir şekilde merkezi istasyonu gerekli kılıyor. Her bir hafıza da aynı şekilde zaruri bir gereklilik ile büyük hafıza olan levh-i mahfuzu gerekli kılıyor.

Sadece insanın hafızası ve içindekileri değil, her bir atomun küçük bir adımı bile büyük hafıza denilen levh-i mahfuzda kayıtlıdır. Teknolojilerin ürettiği bellekler de bu hafızanın varlığına işaret eden somut verilerdir. Yani bilgisayarların sabit ve geçici bellekleri ana bellek olan levh-i mahfuzun yavruları ve işaretçileri hükmündedir, hepsi ona işaret ediyorlar.

Levh-i mahfuz küçük büyük demeden bütün varlığı çeken büyük bir kamera gibidir. İnsanların keşfetmiş oldukları şeyler bu belleğin yanında zerre gibi nokta gibidirler, kıyasa bile gelmezler.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, (83. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 83 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1472 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...