Block title
Block content

"Hakaik-i imaniye ve esâsât-ı Kur’âniye, resmî bir şekilde ve ücret mukàbilinde, dünya muamelâtı suretine sokulmaz..." Resmi din görevlileri olmazsa bu görevi vakıflar vs. mi yapacak?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam tarihinde dinimiz resmi kurumlar aracılığı ile değil gönüllülük esası ile alem-i insaniyete yayılmıştır. Tarihte hiçbir âlim, evliya, arif ve müçtehit resmi otoritenin emrine ve riyasetine girmemiş, bilakis zaman zaman resmi otoriteler tarafından eziyet ve baskıya maruz kalmışlar.

İmam-ı Azam, Ahmet bin Hanbel (ra) gibi  mübarek zatların devlet otoritesi tarafından eziyet görmeleri buna şahittir. İlim ve âlimler üzerinde bir otorite olmamalıdır. İlim ve âlimler ne kadar özgür olursa, din-i İslam o nispette geniş kitlelere yayılır.

Tabi devleti bütünü ile görmezden gelemeyiz, onun da elbette yapacağı şeyler, katkı sunacağı noktalar vardır. Lakin ilim ve âlimler üzerinde mutlak bir otorite kurması asla kabul edilemez.  Üstad'ın “Hak ve hakikat inhisar altına alınmaz.” ifadesi bu anlama gelmektedir.

Ayrıca İslam dininde ruhbanlık ve belli bir dini otorite bulunmuyor. Onun yerine icma denilen kolektif akıl bulunuyor. Ortak aklın kamil bir anlamda işlemesi ise, ancak ilmi hürriyet ile mümkündür. Yani nereden bakarsak bakalım, İslam dininde ister tebliğ etme anlamında ister dini temsil etme anlamında bir inhisar bulunmuyor. Dolayısı ile “resmi din görevlileri” tabiri arızalı ve manasız bir tabirdir. Bütün Müslümanlar istisnasız dinini temsil etme noktasında sorumlu ve vazifelidir. Bu sorumluluğu ve vazifeyi belli bir zümrenin üstüne atıp diğer Müslümanları sorumsuz ve vazifesiz bırakmak akıl karı değildir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nokta | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 775 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...