Block title
Block content

"Hakaik-i imaniyenin inkişaf etmesi" ifadesini açıklayabilir misiniz? Yani imanın inkişafı nasıl oluyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İnkişaf" kelime olarak "açılma, meydana çıkma, yetişme, terakki etme, ilerleme ve gizli sırların bilinmesi" gibi anlamlara gelmektedir.

Mesela, kader imanın bir esasıdır ve çok insanlar bu iman esasını sağlıklı bir şekilde anlamaktan mahrumdur. Risale-i Nur Yirmi Altıncı Söz olan Kader Risalesi ile bu iman esasını öyle bir izah ve ispat ediyor ki, bu risaleyi hazmederek okuyup anlayanlar, kader konusundaki bütün incelikleri, bütün kapalı noktaları tam manası ile anlayarak, kadere olan imanını taklitten tahkike çıkararak manen ve ilmen inkişaf ediyorlar. Yani imanın inkişaf etmesi, kuvvetlenip taklidi olmaktan tahkiki olmaya ulaşmasıdır.

Bu, diğer iman esasları için de geçerlidir.

"Şu Otuz Üç Pencereli olan Otuz Üçüncü Mektup, imanı olmayanı, inşaallah imana getirir. İmanı zayıf olanın imanını kuvvetleştirir. İmanı kavî ve taklidî olanın imanını tahkikî yapar. İmanı tahkikî olanın imanını genişlendirir. İmanı geniş olana, bütün kemâlât-ı hakikiyenin medarı ve esası olan marifetullahta terakkiyat verir, daha nuranî, daha parlak manzaraları açar. İşte bunun için, "Bir pencere bana kâfi geldi, yeter" diyemezsin. Çünkü, senin aklına kanaat geldi, hissesini aldı ise, kalbin de hissesini ister, ruhun da hissesini ister. Hattâ hayal de o nurdan hissesini isteyecek. Binaenaleyh, herbir Pencerenin ayrı ayrı faydaları vardır."(1) 

Üstad Hazretleri burada imanın taklitten başlayıp imanın nihayetsiz terakki ve mertebelerinin olduğuna işaret ediyor. İmanın çekirdekten ağaca kadar çok mertebe ve dereceleri vardır. İmanın en ilkel ve basit olanı taklidi imandır. Risale-i Nurlar bu ilkel ve çekirdek mesabesinde olan imanı ağaç ve mükemmel hâle getiriyor.

"Yakîn" bir şeyin katilik ve kesinlik kazanmış hâline denir. Bir şeyin kati ve kesin olabilmesi de ancak kuvvetli delil ve ispatlar ile mümkündür. Bu kuvvetli delil ve ispatların da kendi arasında makamları çoktur. İşte imelyakîn, aynelyakîn ve hakkelyakîn tabirleri, bu delil ve ispatların kuvvet ve makamına işaret eden özel birer terimdirler.

Mesela, bir tepenin arkasında bir ateş yanıyor, biz ise tepenin beri tarafındayız; ateşin dumanından tepenin ardında bir ateş olduğuna intikalimiz ilmelyakîni ifade eder.

Tepenin başına çıkıp ateşi gözümüzle görmemiz aynelyakîni ifade eder; derece ve sağlamlık bakımından öncekinden daha üstedir.

Ateşin içine elimizi sokup yanarak ateşi hissetmemiz ise hakkelyakîni ifade eder ki  bu mertebe evvel ikisinden daha sağlam ve katiyet ifade eder.

Allah’ın her bir isminin mana ve tecellilerini kâinat sayfasında görüp okumak ayrı ve ziyade bir iman mertebesidir.

Mesela, birisi Allah’ı on ismi ile tanıyor ve ona göre bir marifet kesp ediyor. Diğer birisi ise yirmi ismi ile tanıyıp ona göre marifet kesp ediyor. Elbette ikisinin iman ve marifet mertebesi aynı ve müsavi olmaz. Allah’ın her bir ismi ayrı bir marifet penceresi olup, insana ayrı bir iman değeri kazandırıyor. Her penceresinde ayrı bir manzara olan bir sarayın bir iki penceresine hapis olanlar, sarayın sair pencerelerinden ve o pencerelerde tezahür eden manzaralardan da mahrumdurlar.

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, İhtar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dokuzuncu Kısım | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1294 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...