Block title
Block content

HAKAİK-İ NİSBİYYE

 
Nisbî, hakikatte varlığı olmayıp bir başkasına nispet edilen demektir. Büyük-küçük, sağ-sol, ön-arka, üst-alt birer nisbî emirdir. Bunların hiçbiri mahlûk değildir.

Koyun karıncadan büyüktür ve her ikisi de mahlûktur, ama büyük diye bir mahlûk yoktur. Nitekim, o büyük dediğimiz koyun, deveye nispet edildiğinde küçük olur.

Aynı hakikatin farklı mertebede tecellileri vardır. Bunlar da birbirine nispeten daha kâmil veya daha nakıs olurlar. Nur Külliyatı’nda, “hakaik-i nisbiye ile tanelerin sümbül” olduğu ifade edilir.

Güzellik bir hakikattir, çirkinliğin müdahalesi ile güzellikte mertebeler meydana gelir. Hayır da bir hakikattir, bundaki mertebeler de şerrin müdahalesi ile ortaya çıkar.

Konunun bir başka yönü:
Bir şahsın herkesçe bilinen bir hakikati vardır. Bu şahıs, birinin oğlu, bir diğerinin babası, bir başkasının yeğeni, daha başkasının torunu, bir müessesenin müdürüdür, bir şirketin danışmanıdır…

Böylece bir tek hakikat, nispetlere döküldüğünde binlere çıkmış olur.

Bak: Nisbî


Paylaş
Yükleniyor...