Block title
Block content

Hakikat Çekirdeklerindeki "Bütün ihtilâlât ve fesadın asıl madeni ve bütün ahlâk-ı rezilenin muharrik ve menbaı, tek iki kelimedir." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bütün ihtilâlât ve fesadın asıl madeni ve bütün ahlâk-ı rezilenin muharrik ve menbaı, tek iki kelimedir."(1)

Yeryüzündeki bütün karmaşa, kaos, bozgunculuk, gelir-gider eşitsizliği, açlık, fakirlik, zulüm ve kavgaların ana nedeni, asıl kaynağı ve bütün kötü ve rezil ahlakların ana tetikleyicisi iki kelimedir.  

"Birinci kelime: 'Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne.' Birinci kelimenin ırkını kesecek tek bir devâsı var ki, o da vücub-u zekâttır."(1)

"Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne." düşüncesi zekat, sadaka, yardımlaşma, dayanışma gibi insani ve imani değerler yerine; bencil, egoist, sadece kendini ve menfaatini düşünen bir felsefi yaşamın adıdır.

Bu vahşi düşüncenin reçetesi, tedavisi insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışmayı yeşertecek zekat kurumunun işletilmesidir. Yani zengin ve güçlü sınıf fakir ve zayıf sınıfa yardım elini uzatacak ve zekat, sadaka, iyilik ve emeğin karşılığını vermek gibi asli görevlerini ifa edecek ve etmelidir.

"İkinci kelime: 'İstirahatim için zahmet çek; sen çalış, ben yiyeyim.' İkinci kelimenin devâsı hurmet-i ribâdır."(1)

İkinci kelime ise, faizcilik gibi haram ve kolay yollarla insanları sömürmek ve haksız bir şekilde ellerinden mallarını ve emeklerini çalmaktır. Faizciliğin hüküm sürdüğü bir yerde sermaye sahibi akbabalar, emek ve iş üretmeksizin sadece para satarak insanları bir sülük gibi sömürürler. Bir toplumda faizden on insan kazanırken binlerce insan kaybeder ve zarar görür. Yani faizin faydası toplumun geneline değil küçük bir azınlığa yöneliktir.

Bu sebeple ki İslam ticareti helal faizi ise haram kılmıştır. Çünkü İslam, toplumun geneline faydası olan bir şeyi meşru kılar. Faiz ise hem bir sömürü aracı hem de üretkenliği ve çalışmayı zehirleyen bir zehirdir. Faizin tanımı "İstirahatim için zahmeti sen çek; sen çalış, ben de yiyeyim." demektir.

"... Adalet-i Kur'âniye âlem kapısında durup, ribâya 'Yasaktır, girmeye hakkın yoktur.' der. Beşer bu emri dinlemedi, büyük bir sille yedi. Daha müthişini yemeden dinlemeli."(2)

Burada bahsedilen sille, Birinci ve İkinci dünya savaşları ve dünyanın sermayeci (kapitalist) ve emekçi (komünist) diye iki bloğa bölünüp, müthiş bir kin ve düşmanlıkla birbiri ile mücadele içine girmesidir.  

Oysa insanlık zekatı işletip faizi yasaklasa, bütün sorunlar kendiliğinden hallolacak.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 42.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

isahalim
Üstadımız, "Beşer bu emri dinlemedi, büyük bir sille yedi." ifadesini, Hakikat Çekirdeklerinin telif edildiği 1920-1021'de söylediğine göre" büyük bir sille yedi" ifadesi 1. Dünya Savaşı'na bakıyor. Devamında Üstadımız "Daha müthişini yemeden dinlemeli." ifadesiyle de uyarıyor ki gaybi bir işaret suretinde söylüyor ve hakikaten dinlemedi insanlık ve neticede 2. Dünya Savaşı'yla daha müthiş sillesini yedi. Ama yine de akıllanmadı beşer, bugün hala dinlemiyor ve bazı hadis-i şerif ve işaretleri de Üstadımızın bu açık ve net ikazıyla birlikte düşününce 3. DÜNYA SAVAŞI'yla daha da müthiş silleyi yiyeceğe benziyor, maalesef.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...