"Hakiki olmayan bazı biçare dostlarımı o suretle çektiler, manen onları tehlikeye attılar." Dostlarım ifadesini kullandığı kişiler için aynı zamanda hakiki olmayan da diyor. Bunu izah eder misiniz ve "manen tehlikeye atmak" nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hakiki dost, her durumda davasına sadık kalır ve dava arkadaşını yalnız bırakmaz. Dünyanın tatlı nimetlerini ya da dünyanın hapis gibi acı korkularını görünce, davasına sırt çeviren bir kimse hakiki dost olamıyor. Özetle, nimet ve korku durumu yokken dost olup, nimet ve korku olduğunda yüz çeviren kimse gerçek ve hakiki dost olmuyor demektir.

Dünyanın tatlı nimetleri veya korkuları yüzünden ahirete bakan davasına yüz çeviren birisi ahiretini de yakmış oluyor. Yani dünya nimetleri ya da korkularını ahirete tercih etmiş oluyor ki bu manevi bir tehlikedir.

Üstad ve talebeleri o dönemde küfür ve dinsizliğe karşı iman hakikatlerini müdafaa ediyorlardı. Yani davaları iman davası idi. Böyle önemli ve hayati bir davayı dünya nimetleri ya da korkuları yüzünden terk etmek manen tehlike içine düşmek demektir.

Dünyanın tatlı nimetleri bazen makamdır, bazen şöhrettir, bazen paradır, bazen de kadındır vesaire. Dünyanın korkuları ise idamdır, hapistir, sürgündür, makamından olmaktır, işsiz kalmaktır vesaire. Ehli dünya, Nur talebelerini bu iki silahla iman davasından vazgeçirmek için kullanmışlar. Ama hakiki ve sadık talebeler bu hilelere aldanmayıp Üstadlarını asla satmamışlar. Görüntüde dost gibi duran bazıları ise maalesef davalarını satıp manen kendilerini de tehlike içine atmışlar.

Hubb-u cah ise, şöhret sevgisi ve ünlü olma arzusu anlamına geliyor. Ehli dünya o zamanlar hem devlete hem medyaya hakim oldukları için, bazı hocaları, "Sen de aslansın sen de kaplansın, maşallah senin de ilmin var, neden bu Said’in arkasından gidiyorsun?" diye pohpohlayıp, şöhret damarı ile Üstad'ın aleyhine geçirmeye çalışmışlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...