Block title
Block content

"Hakikî sermaye olan vaktini bir meseleye sarf etmediği için, meslektaşlarıyla ittifakı muhkemleşmiyor." cümlesini izah eder misiniz; "meslektaşıyla ittifak" hususunu açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ehl-i hakkın ihtilâfı nâmertliklerinden, himmetsizliklerinden, hamiyetsizliklerinden olmadığı gibi; gafletli ehl-i dünyanın ve ehl-i dalâletin hayat-ı dünyeviyeye ait işlerde samimâne ittifakları dahi mertlikten, hamiyetten, himmetten değildir. Belki, ehl-i hakkın, ekseriyetle âhirete ait olan faydaları düşünmekle, o ehemmiyetli ve kesretli meselelere hamiyeti, himmeti, mertliği inkısam eder. Hakikî sermaye olan vaktini bir meseleye sarf etmediği için, meslektaşlarıyla ittifakı muhkemleşmiyor. Çünkü meseleler çok, daire dahi geniştir."(1)

Ehli hak olan Müslümanlar; dünyaya ve onun meselelerine bakarken, sadece dünyaya ait noktalarına değil, ahirete ait noktalarına da dikkat kesiliyorlar. Bu da insanın potansiyel gücünün dağılmasına ve değişik noktalara gitmesine sebep oluyor.

Ehli dünya ise; dikkat ve enerjisini tamamen dünyanın o basit ve adi noktasına odaklaştırıyor. Bu sebeple o noktada, ehli haktan daha ziyade bir güç kazanıyor, fikir ve enerjisi o noktada toplanıyor. Aynı anda bir işle meşgul olan adam, bütün dikkatini o işe verebilir; ama iki veya bir çok işle meşgul olan adam, aynı dikkati veremez.

İşte Müslümanların düşüneceği ve meşgul olacağı alanlar geniş olmasından, dikkat ve enerjileri bu alanlara dağılıyor. Ama ehli dünya sadece dünyayı düşünüyor ve ona odaklanıyor. Bu sebeple Müslümanlara geçici olarak dünya noktasından galebe ediyorlar. 

Meslektaş; diğer meslek ve meşreplerde olan Müslümanlardır. Mesela; Nakşilik, Kadrilik, Şazelilik birer meslek olup, o meslekte giden bir Müslüman, bütün dikkat ve enerjisini kendi meselesine hasrettiği için, diğer meslekte olan kardeşi ile hakiki ittifakı temin edemiyor. Ya da onu düşünmeye fırsat bulamıyor.

(1) bk. Lem'alar, Yirminci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...