Block title
Block content

"Hakîmâne icad ve san’atperverâne ibdâ ve ihtiyarkârâne ve alîmâne halk ve inşa ve yirmi cihetle ilim ve hikmet ve iradenin cilvesini gösteren ruhlandırmak ve ihyâ etmek hakikatidir ki,.." ifadesindeki "ruhlandırmak hakikatini" biraz açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birincisi: Hiçbir cihetle serseri tesadüfe ve kör kuvvete ve şuursuz tabiata havalesi mümkün olmayan, hiçten hakîmâne icad ve san'atperverâne ibdâ ve ihtiyarkârâne ve alîmâne halk ve inşa ve yirmi cihetle ilim ve hikmet ve iradenin cilvesini gösteren ruhlandırmak ve ihyâ etmek hakikatidir ki, zîruhlar adedince şahitleri bulunan bir burhan-ı bâhir olarak, Zât-ı Hayy-ı Kayyûmun vücub-u vücuduna ve sıfât-ı seb'asına ve vahdetine şehadet eder."(1) 

Evrensel yasalar (suyun kaldırma kuvveti gibi), bitkiler, hayvanlar, cinler, melekler ve insanların hepsi ruhludur ve âdetullah açısından ruh cevheri üzerine dururlar. Ruh olmasa hayatlarını ve varlıklarını kaybederler. Ruh da İlahi emir ve irade ile kaim (ayakta duran) bir varlıktır. Dolayısı ile kainatta hayat ve şuur sahibi varlıkların tamamı Allah’ın irade ve emri ile ayakta durup varlıklarını idame ettirmekteler. Tabiri yerinde ise, Allah bir an iradesini ruhlardan çekse, kainat yok olup gider.

Hayatlılar adedince ruhlandırma vardır ki, bu da Allah’ın irade, ilim ve hikmetinin bir ispatı bir kanıtı oluyor. Bütün bu muazzam sanat ve icraatların, serseri tesadüfe ve kör kuvvete ve şuursuz tabiata havalesi mümkün değildir. 

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Âyetü'l-Kübra | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 484 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...