Block title
Block content

"Hakkın şe’ni ittifaktır. Faziletin şe’ni tesanüttür. Düstur-u teavünün şe’ni, birbirinin imdadına yetişmektir. Dinin şe’ni uhuvvettir, incizaptır." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hakkın şe’ni ittifaktır:

Hak âlemde her şeyin ortak paydasıdır. Herkesin ortak noktasıdır. Kur’an'ın hakikatleri haktan gelip ve hakkı esas kıldığından dolayı, nazara verdiği meselelerde bütün akl-ı selim sahipleri ittifak ederler. Dolayısıyla Kur’an'ın talebeleri hakkın etrafında bir araya gelerek ittifak ederler. Bu ittifakın tezahürü; hakkın mahiyeti, kuvveti ve tesiri iledir.

Fakat felsefe mesleğinde hak olmadığından, ittifak da meydana gelmez. Felsefecilerin birbirlerini cerh etmeleri ve her birine göre müstakil bir ekolün teşekkül etmesi buna delildir.

Faziletin şe’ni tesanüttür:

Fazilet insanların vazifelerinin fevkinde ortaya koydukları hayırlı tezahürlerdir. Mesela: bir hizmette veya bir işte ortaklaşa, herkesin kendine düşeni yapması menfaattir. Ancak bir kimsenin kendi vazifesinden başka, fedakârlık göstererek çalışması ve gayret göstermesi, bir artı değer olarak fazilettir. Bu manada faziletli şahısların olduğu toplulukta tesanüt ve dayanışma olur. Birbirine kuvvet verirler. Yekdiğerinin eksikliğini ikmal ederler. Felsefede ise, menfaat esas olduğundan tesanüt meydana gelmez, bilakis birbirlerine zarar verecek tarzda mücadeleler olur.

Düstur-u teavünün şe’ni, birbirinin imdadına yetişmektir:

Teavün ve yardımlaşma kainatın düsturudur. Hayat bir yardımlaşmadır. Kainatta galaksiler arasında, dünyada unsurlar arasında, hayvanat, nebatat ve insanlar arasında bu yardımlaşma açıkça görünmektedir.

İslamiyet fıtri bir din olduğundan, âlemdeki teavün sırrı Müslümanlara da intikal eder. İslam dini; peygamberleri ümmetlerin, âlimleri cahillerin, zenginleri fakirlerin, kavileri zaiflerin, amirleri memurların yardımına koşturmuş, bunu bir vecibe olarak emretmiştir. Felsefe ise “hayat mücadeledir” zihniyetiyle, eşyayı birbirine ecnebi ve düşman olarak gösterip, mantığını çarpışma ve mücadele üzerine kurmuştur.

Dinin şe’ni uhuvvettir, incizaptır:

Kur’an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak mü’minleri kardeş olarak ilan etmiştir. Kardeşliğin şe’ni cazibe ortamını temin eder. Aynı Allah’a inanan, dini bir, kitabı bir ve peygamberi bir olan ehl-i iman arasında, aile bağından daha kuvvetli, daha sağlam ve daha ulvi bir kardeşlik teessüs eder. Bu yüksek ve kuvvetli din kardeşliği, müminler arasında kuvvetli ve ulvî bir cazibe meydana getirir.

Nefsi gemlemekle bağlamak, ruhu kemalata kamçılamakla serbest bırakmanın şe’ni saadeti dareyndir:
Nefisle ruh bir terazinin iki kefesi gibidir. Biri hevadan, diğeri Huda’dan beslenir. Nefis inkişaf ettikçe ruh pörsür ve zaifleşir. Nefis gemlendikçe ve terbiye edildikçe, ruhun tekâmül mekanizmaları daha güçlü olarak devreye girer.

Salih ameller daha fazla işlenerek cennete doğru daha hızla yol alınırken, takvaya da dikkat edilerek cehennemden yine süratle uzaklaşılır. Bunun neticesi ise iki dünya saadetidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5810 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...