Block title
Block content

"Halbuki, bütün bütün vazife-i fıtratınıza zıt bir suret giymişsiniz. Kabiliyetsizliğinizden hayrı şerre kalb ettiğiniz halde, Hâlıkınızla güya iştirak edersiniz! Demek nefisperest, tabiatperest gayet ahmak, gayet zalimdir..." Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, hitap tabiata değil, tabiatı ilah ittihaz eden maddeci filozoflara ya da o filozofların vekili olan kör nefsedir. Hem hakikatleri cansız objelerin eli ile konuşturmak ve ilan etmek edebi bir metottur. Fabl gibi. Sadi Şirazi’nin  Bostan ve Gülistan ve Hazreti Mevlana’nın Mesnevi'sinde de bu tarza çokça rastlanır. 

İkincisi, nefsin hayır ve güzellikler üstünde bir katkısının, bir sahipliliğinin olmadığı izah ve ispat ediliyor ki, nefis üzerinde tecelli suretinde bulunan hayır ve güzellikle iftihar edip gurur ve kibre düşmesin. Hayır vücudi olduğu için, insanın hayırdaki hissesi yok denecek kadar azdır.

Hayır çok şart ve sebeplerin bir araya gelmesi ile oluşan ve vücut bulabilmesi için Allah’ın  kudret ve  ilim gibi sıfatlarına muhtaç olan bir hadisedir. İnsan bu şartları ve sebepleri hazırlayacak kudret ve ilme sahip olmadığı için, hayırda eli kısadır. Elinden sadece dua, iman, şuur ve niyet gelir. İnsan diğer vücudi şarları tahakkuk ettirecek bir mahiyete sahip olmadığı için, hayra icat noktasında sahip olmak konusunda aciz ve zayıftır. Bir binanın yirmi usta ile yirmi günde yapılması gibidir.

Şer ve adem ise, bir şartın iptal edilmesi ve bir vazifenin terk edilmesi ile vuku bulur. Yani bir şeyi yok etmek o şeyin bir şartını iptal etmekle olabilir. Mesela, insanın hayatı bütün kainat fabrikasının işlemesi ve çalışması ile olurken, hayatın sönmesi bir şartın iptali ile ya da bir vazifenin terk edilmesi ile olabiliyor. Nefes almasa, yemek yemese insan ölür. Tabiatçı felsefe bu incelikleri göremedikleri için gayet ahmak ve zalimdirler.

Üçüncüsü, deprem, sel, volkan patlaması gibi azim belalarda, sebeplerin araya girip zahiren çirkin duran şeylerin Allah ile olan bağlantı ve temasını üstüne alması vardır. Sebeplerin bu işe vesile olması için ille de şuur ve irade sahibi olması gerekmiyor. Mesela, kırk yıllık jeoloji profesörü deprem gibi azim bir musibeti fay hattının kırılması olarak anlıyor. Demek o kimsenin aleminde sebepler haddini aşıp tevhidi dahi rencide edebiliyor. "Öyle ise sebepler iradesiz ve şuursuz olmalarına rağmen şerri nasıl üstüne alıyor?" denilmemeli.  

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Nokta | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3508 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...