"Halbuki, o felsefî meseleler ruhumu çok fazla kirletmiş ve terakkiyât-ı mâneviyemde engel olmuştu." Üstad fikirlerini çürütmek için mi felsefeyle iştigal etmiş? Üstad ruhen sıkıntılı zamanlarını nazara veriyor. Büyük zatların sıkıntıları da büyük mü?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri, felsefeyi İslam’a hizmet etmek amacı ile talim etmiş. Buradaki felsefe; menfi değil, müspet felsefedir. Lakin müspet felsefe ne kadar Kur’an ile barışık ve olumlu da olsa, Kur’an’ın tarz ve metodu yanında fuzuli ve yavan kalıyor. Yani bir cihetle bal yapmaz arı gibi vızıldıyor ve insanın havsalasını şişirmekten başka bir işe yaramıyor. Hele hele bu asrın inkarcı ve maddeci felsefesi karşısında esamesi bile okunmuyor.

Üstad Hazretlerinin "ruhumu kirletmiş" dediği husus, bu fuzuli ve yavan şeylerle vakit kaybetmesidir. Yoksa felsefenin karşısında aciz kalıp şek ve şüphelerle boğuştuğunu kast etmiyor. Nitekim Üstad Hazretleri Risale-i Nur'dan önce de allem-i cihan idi. Ama o zamanki hizmet metodu Risale-i Nur'a nispet edildiğinde biraz sönük kalmıştır. Zira Risale-i Nur'un hizmet tarzı Kur’an’ın hizmet tarzıdır.

Küçük bir fenerin ışığı, nasıl güneş ile kıyasa gelmez ise, insan aklının mahsulü olan müspet felsefenin cüzi ışığı ile Kur’an güneşinden süzülüp gelen Risale-i Nur'un azametli ışığı da aynı şekilde kıyasa gelmez. Üstad Hazretlerinin yukarıdaki değerlendirmesi bu farka işaret etmeye yöneliktir. Yeni Said dönemi Eski Said dönemine nispetle çok parlak ve çok büyüktür. Ama bu Eski Said döneminin bütünü ile sönük ve bayağı olduğu anlamına gelmez. Nasıl çok güzel bir adam, Hazreti Yusuf (as)’in güzelliği yanında sönük kalıyor ise, aynı şekilde Üstad Hazretlerinin eski hizmet tarzı, yeni hizmet tarzının yanında sönük kalıyor demektir. Yoksa eski hizmet tarzı bütünü ile işe yaramaz anlamına gelmiyor. Biri hasen diğeri ahsen, biri beyaz iken diğeri bembeyazdır.

En büyük musibet peygamberlere, sonra sırası ile alim ve evliyalara gelir. Evet,

İnsanlar içinde en ağır imtihana çekilenler peygamberlerdir. Sonra sırasıyla (rütbeleri) onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir.”(1)

anlamında hadisler vardır.

(1) bk. Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, I/519; Hâkim, el-Müstedrek, III/343; Müsned, I/172, 174, 180, 185, VI/369.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...