Block title
Block content

"Halbuki o kitap esmâ ve kemâlât-ı İlâhiyeye dair ifade ettiği mânâların ve gösterdiği âyetlerin öşr-ü mişarını daha okuyamamış." Buradaki "o kitap"tan kasıt kainat mı, açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aynen öyle de, وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى Ezel-Ebed Sultanı olan Sâni-i Zülcelâl, nihayetsiz kemâlâtını ve nihayetsiz cemâlini görmek ve göstermek istemiştir ki, şu âlem sarayını öyle bir tarzda yapmıştır ki, herbir mevcut pek çok dillerle Onun kemâlâtını zikreder, pek çok işaretlerle cemâlini gösterir."

"Esmâ-i Hüsnâsının herbir isminde ne kadar gizli mânevî defineler ve herbir ünvan-ı mukaddesesinde ne kadar mahfî letâif bulunduğunu, şu kâinat bütün mevcudatıyla gösterir. Ve öyle bir tarzda gösterir ki, bütün fünun, bütün desâtiriyle, şu kitab-ı kâinatı zaman-ı Âdem’den beri mütalâa ediyor. Halbuki o kitap esmâ ve kemâlât-ı İlâhiyeye dair ifade ettiği mânâların ve gösterdiği âyetlerin öşr-ü mişarını daha okuyamamış."(1)

“Bütün fünun, bütün desâtiriyle, şu kitab-ı kâinatı zaman-ı Âdem'den beri mütalâa ediyor.” Bu cümleyi esas alırsak, kitaptan maksat fen ilimleridir. Gerçekten fen ilimlerinin tespit edebildiği hikmet ve bilgiler, edemediklerinin yanında çok azdır. Üstadımız bu gerçeği yüzde bir oranı ile ifade ediyor.

Sizin sorduğunuz noktadan bakacak olursak, kainat kitabı da Allah’ın isim ve sıfatlarını yüzde yüz ifade etme, tam anlamı ile bir ölçü olma, birebir mikyas olma noktasında yetersizdir. Çünkü sınırlı bir kainatın sınırsız ve sonsuz bir isme ya da sıfata hakiki anlamda birebir mikyas ve mizan olması söz konusu değildir.

Yani kainat kitabı Allah’ın sonsuz isim ve sıfatlarının gölgesinin gölgesi bir tecellidir. Haliyle kainat kitabı belki Allah’ı tanımamızda, sevmemizde ve ona perestiş etmemizde yeterli bir kaynak olabilir, ama Onun isim ve sıfatlarına yüzde yüz bir mikyas ve mizan olamaz.

"Evet, mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâkî-i Hakikînin hüsün ve ihsan ve kemâlâtının işârâtı ve çok perdelerden geçmiş zayıf gölgeleridir, belki cilve-i Esmâ-i Hüsnânın gölgelerinin gölgeleridir."(2)

Kainat kitabı Allah’ın mutlak kemaline ve cemaline bir işaret bir remiz bir im olabilir, ama asla yüzde yüz bir mizan mutlak bir mikyas birbire bir ölçü olamaz. Çünkü gölge bile aslın yeriniz tutamazken, gölgenin gölgesi nasıl aslın yerini tutabilir. Kainat Allah’ın isim ve sıfatlarının yetmiş bin (yetmiş bin ifadesi kesretten kinayedir) perdesinden geçmiş gölgenin gölgesi bir materyaldir.  

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz, Üçüncü Esas.

(2) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 434 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...