Block title
Block content

"Halbuki o Zat´ın izzetine ve gayretine dokunacak ve şen´i merhameti hiç kabul etmeyecek muameleler, o büyüklerden sudur ediyor, burada cezaya çarpmıyor." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, şu dikkatli hıfz ve muhafaza, elbette bir muhasebe içindir. Şimdi, en âdi raiyetin en âdi muamelelerini ihmal etmeyen bir hâkim-i hafîz, hiç mümkün müdür ki, raiyetin en büyüklerinden en büyük amellerini muhafaza etmesin, muhasebe etmesin, mükâfat ve mücazat vermesin?"

"Halbuki, o zâtın izzetine ve gayretine dokunacak ve şe’n-i merhameti hiç kabul etmeyecek muameleler, o büyüklerden sudur ediyor; burada cezaya çarpmıyor. Demek bir mahkeme-i kübrâya bırakılıyor."
(1)

Zalim bu dünyada mazlumu eziyor, mazlum ise intikamını almadan ikisi beraber eşit bir şekilde ölüp gidiyorlar. Bu hale Allah’ın merhamet ve şefkatinin şanı ve tavrı müsaade etmez. Elbette zalimi yargılamak ve  mazluma hakkını vermek sonsuz şefkat ve merhametin  gereğidir. Bu ise ancak mükafat ve mücazat diyarı olan ahirette mümkündür.

Temsildeki “büyük” tabiri kainatın halifesi konumunda olan insanlara işaret ediyor. Evet bitki ve hayvan gibi her şeyin amel ve tavırlarını kaydeden Allah, kainatın en büyük ve en mühim sekenesi olan insanların amel ve tavırlarını kaydetmemesi kabil ve mümkün değildir. Bu manaya yukarıda vermiş olduğumuz ilk paragraf işaret ediyor.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Yedinci Suret

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...