Block title
Block content

"Halbuki, tesadüf olsa olsa bir sahifede kesretli emsal kelimeleri bulunsa, yarı yarıya tevafuk olur, ancak bir iki sahifede tamamen tevafuk edebilir." Bu cümleyi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur Kur’an’ın hakiki ve güzel bir tefsiri olmasından dolayı, nasıl Kur’an mucizeye mazhar olmuş ise, Risale-i Nurlar da keramete mazhar olmuşlar. Bu noktadan Risale-i Nurların Osmanlıca yazılışlarında cümle ve kelimelerin kalıplarında ve dizilişlerinde harika simetrik tevafuklar oluşuyor. Hatta Risale-i Nurlar daha yazılmadan, yani maddi bir suret giymeden o tevafuk kalıpları Levh-i Mahfuz'da mevcuttu. Yazılan risaleler, farkında olmadan bu kalıplara tevafuk etmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Risale yazanlar içinde en çok da acemilerin mütenasip yazması keramete biraz daha kuvvet veriyor. Zira yazıda usta olanlar tevafuklu yazsalar, bunlar ustalıkları ile suni bir şekilde yazmış vehmine düşmek ihtimali olabilirdi. Ama acemi yazıcıların böyle harika tevafuklara mazhar olmaları kerametin kuvvetine ve parlaklığına delil teşkil ediyor.

Mesela Hüsrev Ağabey'in hem Arabiyatı hem de güzel hattı olmadığı halde tevafuklu Kur’an’a mazhar olması, Arabiyatı ve hatta çok ileri olan Şamlı Hafız Ağabeyi çok geride bırakması somut bir delil ve örnektir.

Kelimelerin bu uygun düşmesini tesadüfe vermek kabil değildir. Zira bir kelime bir sahife içinde yarı yarıya bulunsa ancak o zaman mütenasip düşer. Halbuki bir kelime bir sahifede birkaç yerde bulunmasına karşın, o kelimeler simetrik bir düzlem üzerine düşüyor ise buna tesadüf demek insaf ile bağdaşmaz.    

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...