Block title
Block content

"Hâlık-ı Zülcelâle karşı itiraz etmemek ve rahmetini ittiham etmemek ve hikmetini tenkit etmemek ve haksız şekvâ etmemek için, zahirî bir vasıtayı perde ederek, tâ itiraz ve tenkit ve şekvâ o perdelere gidip, Hâlık-ı Kerîm ve..." Burada neden özellikle "Hâlık" ismi zikrediliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Belki umur-u şerriyede zîşuur bir perdenin bulunması daha ziyade lâzımdır. Çünkü, Yirmi İkinci Söz'ün başında denildiği gibi, herkes, her şeyin hüsn-ü hakikîsini göremediği için, zâhirî şerriyet ve noksaniyet cihetinde Hâlık-ı Zülcelâle karşı itiraz etmemek ve rahmetini ittiham etmemek ve hikmetini tenkit etmemek ve haksız şekvâ etmemek için, zahirî bir vasıtayı perde ederek, tâ itiraz ve tenkit ve şekvâ o perdelere gidip, Hâlık-ı Kerîm ve Hakîm-i Mutlaka teveccüh etmesin."(1) 

Çünkü hayrı da şerri de yaratan Halık ismidir ve şerler yüzünden gelecek muhtemel itirazlar ilk olarak bu isme yapılacak. Bu yüzden "Halk-ı şer, şer değil kesb-i şer, şerdir." denilmiştir. Görüldüğü üzere şer ile Halık ismi arasında direkt bir ilişki mevcut.

"Kerim" isminin zikredilme gerekçesi ise, zahiri açıdan bakıldığında şerrin Kerim ismi ile telifi mümkün görünmüyor. Mesela, açlık ve fakirlik hâli zahiren Kerim ismine uygun düşmüyor. Ama açlık ve fakirliğin hakiki mahiyeti bilinse ve anlaşılsa, o zaman değil Kerim ismine zıt olmayı belki Kerim isminin derece ve makamlarını ilan eden iki güzel hâllerdir denilecek.

Yani Allah hem kendi isimlerinin haysiyetini korumak için hem de kullarının aciz ve tahammülsüz duygularını yatıştırmak ya da bu duyguların yüzünü çevirmek için sebepleri araya koyuyor. Sebeplerin araya konulması da bir ikram ve hüsn-ü halk örneğidir. Şayet sebepler araya konulmayıp itirazlar direkt ilahi isimlere olsa idi, o zaman hâlimiz harap olurdu.

(1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Onuncu İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 928 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...