"Hâlık" ve "Câil" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hâlık: “Eşyayı bir takdir ve ölçü ile yaratan; yoktan var eden.” Yaratıcı.

Bütün varlık âlemi Hâlık isminin tecellileriyle doludur. Allah, eşyayı takdir eder ve bu takdire uygun olarak yaratır.

Hallâk: Çokça ve sürekli olarak yaratan Allah.

Halk: Yaratmak. Var etmek. Yaratılan her şey.

Hallakiyet: Yaratıcılık...

Hâlıkiyet (yaratıcılık) ise şe’ndir. Henüz hiçbir mahlûk yokken, yine Allah’ın Hâlıkiyeti, yani yaratıcılık vasfı var idi. Ama Hâlık ismi, ancak mahlûkatın yaratılmasıyla tecelli etmiş oldu.

Cail ise, daha ziyade hususi bir nesneyi yaratmak ve hususi bir şeyi icat etmek anlamında özel bir tabirdir.

"Melâikenin اَتَجْعَلُ ile yaptıkları istifhamdan maksat, جَعْل e itiraz, جَعْل i inkâr etmek değildir. Çünkü Cenâb-ı Hakkın fiillerine itiraz etmeye ismetleri mânidir. Ancak جَعْل in sebebi mahfî olduğundan, taaccüple sebep ve hikmetini sormuşlardır. جَعْل tâbirinden anlaşılıyor ki, insanın ahvâli, vaziyetleri ne tabiatın iktizasıdır ve ne de fıtratın icabıdır; ancak bir câilin ca’li iledir."(1)

Cail: Kelime olarak yapan, kılan manalarına geliyor. Ayrıca yaratmak ve halk manalarına da geliyor. Yani insanı yaratan Allah olduğu gibi, ondan sadır olacak hayır ve şerlerin mucidi de Allah’tır. Yani insanı hem şerre hem de hayra kabil olarak yaratan, ancak ve ancak Allah’ın takdiri ve ca’lidir. İnsanın ahval ve vaziyetlerini tesadüfe ya da tabiata havale etmek kabil değildir.

Bu kelime Kur'ân-ı Kerim'de on üç vecihle kullanılmıştır:

1. Tafak ve ahz (inşâ ve ikbal) mânasına; bir işi işlemeğe müteveccih olup başlamak ve işler olmak.

2. Halketmek, yaratmak.

3. Kavl ve irsal.

4. Tehiyye ve tesviye (tanzim ve düzeltme).

5. Takdir.

6. Tebdil.

7. Bir şeyi bir şeye dâhil etmek.

8. Bir şeyi kalbe ilka ve İlhâm eylemek.

9. İtikat.

10. Tesmiye.

11. Bir şeyi diğer bir şeyden icad ve tekvin.

12. Bir şeyi bir sıfat ve hâletten diğer bir sıfat ve hâlete döndürmek, kılmak.

13. Bir eşya üzerine hükmeylemek gerek hak ve gerek bâtıl olsun - vaz' eylemek, bir hususu bir kimse ile bir vecih üzere şartlaşmak ve azv ve nisbet eylemek ve hükm-ü şer'i.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 30. Ayet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...