Block title
Block content

"Hasenâtı seyyiatına, sevâbı hatâsına tereccüh edenler, mağfiret ve affa müstehaktırlar." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenab-ı Hak, insanları yargılarken, iyiliği,  kötülüğüne üstünse, onu iyiler sınıfından; kötülüğü iyiliğine üstünse, onu da kötüler sınıfından kabul ediyor ve öyle muamele ediyor. İyilikleri ve sevapları, günah ve kusurlarına galipse, affa mazhar oluyor. Allah’ın adalet ve merhameti bu şekil tecelli ediyor. Ve bize de böyle olmamızı emrediyor.

Bu mana, insan için böyle olduğu gibi, mezhep, meslek, meşrep, cemaat, ekol, fırka gibi oluşumlarda da böyledir. Yani, onları yargılarken ya da değerlendirirken, iyilik ve kötülük durumuna bakacağız. İyilik tarafı baskınsa, onu iyi; kötülük tarafı baskınsa, onu kötü sayacağız.

Zira hiçbir mezhep, meslek ve cemaat yüzde yüz her tarafı iyi ve hak olamaz. Bazı yanlış ve kusurlar onlara da bulaşabilir. Onun için, bir iki yanlış ve kusurundan dolayı o gurubu kötü ve batıl ilan etmek sabıkan bahsedilen Allah’ın yargılama şekline uygun düşmez. Hiç bir batıl ve haksız ekolun de her tarafı batıl ve kötü olmaz. Onun da bazı savunduğu hak ve doğrular olabilir.

Bir ekolun hak ve doğru olması ise, tabi olan herkesi hak ve doğru, iyi ve hak sınıfına sokmayabilir. Mesela, Al-i beyt sevgisi üzerine bina olan şia ekolu, İran milliyetçiliği ve bazı garazlarla ve batıl gayret ve hissiyatın devreye girmesi ile güzel iken, çirkinliğe dönüşmüş, batıl yönü hak yönüne galip geldiğinden fırkayı dalle olmuşlar. Al-i beyt sevgisi maskesinde, ehlisünnet ve ve bazı sahabelerin düşmanlığı yapılmıştır. Bu da, kötülüğünü iyiliğine galip getirmiş ve batıl olmaktan kurtulamamış.

Günümüzde var olan her dini hareket ve gurupları da bu adil ve merhametli ölçü ve mihenk ile tartıp, ona göre muamele etmek gereklidir. Yoksa, çok haksız ve yersiz zulümlere düşme tehlikesi vardır.

Bu meseleye ışık tutar kanaati ile Mektubat'tan Altıncı Risale olan Altıncı Mesele'den bir paragraf sunalım:
"ÜÇÜNCÜ NÜKTE: Meslekler, mezhepler ne kadar bâtıl da olsalar, içinde ukde-i hayatiyesi hükmünde bir hak, bir hakikat bulunur. Eğer âsârına ve neticelerine hükmeden hak ve hakikat ise ve menfî cihetleri müsbet cihetlerine mağlûp ise, o meslek haktır. Eğer içinde hak ve hakikat, neticelere hükmedemiyor ve menfî ciheti müsbet cihetine galebe ediyorsa, o meslek bâtıldır. Onun ehli, ehl-i bid’a ve dalâlet olur.

İşte bu kaideye binâen, âlem-i İslâmdaki ehl-i bid’a fırkalarına bakılsa görülüyor ki, herbiri bir hakka istinad edip gitmiş. Fakat, menfî ciheti ya garaz, ya inat gibi bir sebeple, o mesleğin âsârı dalâlet hesabına çalışmıştır."

"Meselâ, Şîalar Kur’ân’ın emrine imtisalen Ehl-i Beytin muhabbetini esas tutup, sonra intikam-ı milliyet cihetinden bir garaz gelerek, meşrû muhabbet-i Ehl-i Beytin âsârını zaptederek, Sahabe ve Şeyheynin buğzuna binâ edip, âsâr göstermişler;  لاَلِحُبِّعَلِىٍّبَلْلِبُغْضِعُمَرَ  olan darb-ı meseline mâsadak olmuşlar."

"Hem meselâ, Vehhâbiler ve Hâricîler ise, nusûs-u Şeriate ve sarîh-i âyâta ve zevâhir-i ehâdise istinad ederek hâlis Tevhîde münâfi ve sanemperestliği imâ edecek herşeyi reddetmekliği kaide tutmuşlar. Fakat, birinci nüktedeki üç esasta beyan edilen sebepler cihetinden gelen menfî garazlar, onları haktan çevirip, dalâlete saptırmış ki, ifrat derecesinde tahribat yapıyorlar. Ve hâkezâ, Cebriye olsun, Mûtezile olsun, hangi fırka olursa olsun böyle bir hakikati mesleğinde görüp onunla aldanıp, sonra dalâlete saplanır."

"Her neyse... Her bâtıl bir mesleğin herbir ciheti bâtıl olmak lâzım olmadığı gibi, herbir hak mesleğin dahi herbir ciheti hak olmak lâzım değildir. Buna binâen, sâdattan olan şerif-i Mekke, Ehl-i Sünnet ve Cemaatten iken zaaf gösterip İngiliz siyasetinin Haremeyn-i Şerifeyne müstebidâne girmesine meydan verdi. Nass-ı âyetle küffârın girmesini kabul etmeyen Haremeyn-i Şerifeyni, İngiliz siyasetinin, âlem-i İslâmı aldatacak bir sûrette, merkez-i siyâsiyesi hükmüne getirmesine yol verdiğinden, ehl-i bid’attan olan Vehhâbiler, hariçten medâr-ı istinad aramayarak, filcümle nimmüstakil bir siyaset-i İslâmiye takip ettiklerinden, şu cihette haklı olarak o gibi Ehl-i Sünnete galebe ettiler denilebilir."
(1)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Münazarat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5350 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

kartal1444
altıncı mesele mektubatın neresinde geçmektedir
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Yirmi Sekizinci Mektub'un sekiz meselesinden bir tanesidir. Bu mesele, Envar, Sözler  ve RNK  yayınlarında neşredilmemiştir. Fakat Osmanlıca Mektubat kitabında neşredilmiştir. Ayrıca, Söz Basım - Yayın'ın neşrettiği risalelerde de latin harfleriyle yayınlanmıştır.
Üstadımız Yirmi Sekizinci Mektup'da bunun hakkında şöyle demektedir:  "Altıncı Risale olan Altıncı Mes'ele: Teksir Mektubat mecmuasında neşredildiğinden buraya dercedilmedi."

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Peki bir fırka,parti,yol vesairenin hasenatının seyyiatına galip gelmesinin ölçüsü nedir,nasıl anlayacağız hasenatının seyyiattan fazla olduğunu?Şiaların sahabe düşmanlığı;seyyiatın haseneye galebesini nasıl doğuruyor,sahabe düşmanlığı (bilmediğimden soruyorum) 1 seyyie değil midir?Düşmanlık 1 tane ama belki binlerce islamı seven yönleri vardır?Yada seyyienin haseneye galebesi nasıl olur?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Sahabe dini günümüzde taşıyan ana kaynaktır onlara haksız yere saldırmak dine saldırmak kadar tehlikelidir. Bu yüzden sahabe düşmanlığı imansızlıktan sonra ki en büyük günah en derin sapkınlıktır. Burada günahların adedi kadar keyfiyet ve kemiyet yönü de önemlidir. Sahabe düşmanlığı adet açısından bir seyyie gibi görülebilir ama keyfiyet açısından binlerce günah ağırlığındadır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Dolayısıyla sahabeler saldıran gruplar,ehl-ı dalalet olup,günahı sevabına fazla çeker.çünkü keyfiyet çok büyük kayıp..istediği kadar sevabı olsun..doğru muyum?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Aynen.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...