Haşir Meydanı için, dünyanın yörüngesi, yani gezdiği daire olarak gösteriliyor. Bu nasıl oluyor? Âlem-i ahiret, âlem-i şehadette bir yerlerde tarif ediliyor. Âlem-i ahirete ait bazı manaları Güneş sistemi içinde maddi bir yerlerde düşünmek doğru mudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Güneş sistemi ve dünya bir daire çizerek gidiyor. Bu çizdiği daire ta kâinatın yaratılmasından başlayıp kıyametin kopma esnasına kadarki safahatı içine alan, akıl ve hayalin anlamakta zorlandığı geniş ve küllî bir dairedir. Yoksa dünyanın Güneş etrafındaki çizgisi ve bu çizginin teşkil ettiği küçük daire kastedilmiyor.

Dünya Güneş'in etrafında döndüğü gibi, Güneş sistemi de başka bir sistemin etrafında dönüyor, o sistem de başka bir sistemin etrafında dönüyor. Dolayısı ile haşir meydanı bu sistemlerin çizdiği bu azametli dairenin içinde teşekkül edecektir.

Dünya, vaziyeti itibari ile bu akıl almaz büyüklükteki galaksilerin yanında bir nokta kadardır ve küçük bir pusula olabilir. Yani büyük şehirlerin en merkezî noktası gibi diye anlıyoruz.

Elmanın kabuğu elmanın özünün üstünde bir perde, zayıf bir örtü olduğu gibi, maddi eşya da batınî hakikatlerin üstünde birer kabuk ve birer örtü mesabesindedir. Asıl olan eşyanın içyüzü ve kâinatın arkasında ki gaybî âlemlerdir.

Şehadet âlemi her ne kadar manevi âlemlerin üstünde ince ve tenteneli bir perde olmuş olsa da o âlemlerin varlığına işaret eden birer levhadırlar. Biz bu işaretlerin ve levhaların içinde olduğumuz için tarif ve tavsif ona göre oluyor.

İnsan ruh ve bedenden müteşekkil olduğu gibi, mahlukat da maddî ve manevi, zahiri ve bâtıni olmak üzere iki kısımdan teşekkül etmektedir. Nasıl ki, hayat noktasından bedeni idare eden ve esas olan ruh ise, aynı şekilde manevi âlemler de maddî âlemlerin esası ve temelidir. Hâl böyle olunca, zahirde görünen canlılık ve şuur batından gelen birer yaşlık ve sızıntı nevindendir. Topraktaki rutubet nasıl suyun varlığına işaret ediyorsa, aynı şekilde mahlûkat testisinin yüzünü teşkil eden maddi kâinattaki hayat da onun aslı olan gaybî âlemlerden süzülüp gelmektedir.

Maddi âlemdeki yıldızların nârını cehennemden, nurunu cennetten almaları, bu meseleye karine olabilir.

"Tenteneli perde", dikkat ile bakıldığında arkasını gösteren bir perdedir. Kâinat da ahiretin üzerinde duran şeffaf ve ince bir perde gibidir. İman nazarı ile ve dikkatli bir şekilde bakılırsa, onun arkasında hem Allah’ın sonsuz kudreti, nihayetsiz ilmi, mutlak iradesi hem de ahiret âlemleri görülür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

shuseyinoglu

 Oncelikle sorulan soru ile verilen cevap farkli seyleri ifade ediyor.

Yazarlarin verdigi cevap ise, cok sik sorulan bir soruya verilmis. Sanirim yazarlar soruyu okumadan ezbere cevap vermisler.

Verilen cevap ikinci bir ezbercilik, tahkik etmeme mahsulu gibi gorunsede insan aklinin Allah'in azameti yaninda ki acizligine guzel bir ornek olsa gerek.

Acizane bu meseleyi tahkik etmek lazim diyorum. Mesele kirmizi tavuklarin sayisi gibi dusunulmesin. Cenab-i Hakkin Azametini gostermesi icin tahkik etmeye deger bir meseledir. 2 Nuktemiz var. 


Nukte 1:

Simdi cevabdan giderek asil soruyu soralim: Tum insanlar o kadar cok ki, dunya ile gunes yorungesi gibi kucuck bir alana nasil sigacak?

Bu sorunun cevabini vermek icin iki degiskene ihtiyac var:

1- Dunya ile gunes arasinda ki alanin buyuklugu nedir?
2- Dunya'ya su ana kadar ne kadar insan gelmistir.

Degisken 1:

Dunyanin gunese uzakligi 149,597,870,700 metredir. Dolayisyla Dunya ile gunes arasinda ki dairenin icinin yaklasik alani da 70,305,271,246,815,100,000,000 metrekaredir.

Degisken 2:

Dini rivayetler ve populasyon genislemesi ilmi ile Hz. Adem'den gunumuze kadar tahmini olarak gelen insan sayisi (2011 yili itibariyle): 107,602,707,791 olarak hesap edilmistir.

Yani sorumuz 107 milyar insan 70,305,271,246,815,100,000,000 metrekareye nasil sigar seklindedir.

Cevap ise:

Dip dipe 1 m2 ye en fazla 9 kisi koyabiliriz.

Bu alana doldurabilecegimiz toplam kisi sayisi: 632,747,441,221,336,000,000,000

Tum insanlar = 107 milyar dersek
Bu alana gelmis gecmis butun insanlarin 5,193,527,488,050 KATI KADAR insan sigar.

YADA gelmis gecmis tum insanlara bir dunya desek "KUCUK EKSENE" 5 trilyon fakli dunyanin insanlarini sigdirabiliriz.

Gelmis gecmis butun insanlarin sigacagi toplam alana sadece bir kisi koyarak ilerlesek bile bu alani dolduramayiz. Insanlari bu alanin tamamina esit araliklarla yaysak, iki kisi arasinda yaklasik 1000 Km olacaktir.

Tekrar:

Bu alana sigacak kisi sayisi: 632,747,441,221,336,000,000,000. Yada 63,274,7441,221,336 milyar kisi.

Yani Dunya ile gunes arasinda, sizin "KUCUK YORUNGE" dediginiz alana gelmis gecmis butun insanlari yerlestirsek:

- tum alanin 5 trilyonda biri bile etmez. 
- Yada gelmis gecmis butun insanlar o "KUCUK YORUNGENIN" bir noktacigi bile degildir.

Allahin Azameti.. Biz se kucuk aklimizla az buluyoruz. kucuk yorunge diyoruz.

Tum insanlar kucuk yorungede bir nokta bile degil. Kucuk yorunge, buyuk yorunge'de bir nokta bile degil. Buyuk yorunge dediginiz sey kainatta ne kadar buyuk acaba? Butun kainat Allah'in azemeti yaninda sifir.

Insan beyni Allah'in azametini tam manasiyla anlayacak sekilde yaratilmadigi icin bu sorulari soruyor olsa gerek. Kolay bir sey gibi birde buyuk yorungeden bahsediyoruz. Rakamlari hesapliyoruz falan tamam da. 100 metreden buyuk bir seyi acaba HAKIKATEN IDRAK edebiliyormuyuz?


Nukte 2:

9. sozde ki "Nasil saniyeler, dakiklar, saatler, gunleri sayan carklar" meselesini hatirlayalim. kainatin da bir saat sistemi var. 

Dunyanin bir yili --> dunyanin gunes cevresinde donusunu tamamlamasi.

Gunes sistemin bir yili --> gunes sisteminin galaksi etrafinda ki donusunu tamamalmasi.

Butun insanligin tum omru gunes sistemi saatinin kac dakikasina denk geliyor acaba?

Gunes sistemi genis yorungenin etrafinda saniyede 220 kilometre hizla donuyor. 

Bu donusu bir galaktik yilda, yada yaklasik 250 MILYON dunya yilinda tamamliyor. 

Rivayetlere gore insanligin omru 10 bin yildan daha az olduguna gore

Butun insanligin omru yaklasik 20 gunes sistemi dakikasi bile etmiyor. 


Siz hesab edin buyuk yorungenin genisligini!!!!!

Birakin Cenab-i Hakkin azametini, 
Birakin kainatin buyuklugunu, 
Birakin galaksinin buyuklugunu, 
Birakin gunes sisteminin buyuklugunu, 

Biz gunes ile dunya arasinin buyuklugunu bile idrakten aciziz vesselam....

 

"Hakikat ve hikmet ister ki, zemin gibi semâvâtın da kendine münasip sekeneleri bulunsun. Lisan-ı şer'îde, o ecnâs-ı muhtelifeye "melâike ve ruhaniyat" tesmiye edilir.

Evet, hakikat öyle iktiza eder. Zira, zemin, küçüklüğü ve hakaretiyle beraber, zîhayat ve zîşuur mahlûklardan doldurulması ve ara sıra boşaltılıp yeniden zîşuurlarla şenlendirilmesi işaret eder, belki tasrih eder ki, şu muhteşem burçlar sahibi müzeyyen kasırlar hükmünde olan semâvât dahi zîşuur ve zevi'l-idrak mahlûklarla doludur. Onlar dahi, ins ve cin gibi, şu âlem sarayının seyircileri ve şu kâinat kitabının mütalâacıları ve şu saltanat-ı Rububiyetin dellâllarıdırlar. Çünkü, kâinatı had ve hesaba gelmeyen tezyinat ve mehâsin ve nukuş ile süslendirip tezyin etmesi, bilbedâhe, mütefekkir istihsan edici ve mütehayyir takdir edicilerin enzârını ister. "


Fesubhanallah.. 

Hem 15. Soz'u hem 29. Soz'u hem Yildiznameyi bir de bu nazarla mi okumak lazim acaba? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...