Block title
Block content

"...Haşirde bütün insanları diriltmesi bir nefsin ihyâsı derecesinde kolaydır. Çünkü vücut tabakalarından kuvvetli bir nev’in bir tırnağı, hafif bir tabakanın bir dağını eline alır, çevirir..." Bu bölümü izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Vücut mertebelerinin en kuvvetli ve sarsılmaz olan vücub mertebesinde ve ezelî ve ebedî derecesinde bir vücut sahibi ve maddiyattan münezzeh ve mücerred ve bütün mahiyetlere mübayin bir mahiyet-i mukaddeseyi taşıyan bir Kadîr-i Mutlakın kudretine nisbeten, yıldızlar zerreler gibi ve haşir bir bahar misillü ve haşirde bütün insanları diriltmesi bir nefsin ihyâsı derecesinde kolaydır. Çünkü vücut tabakalarından kuvvetli bir nev’in bir tırnağı, hafif bir tabakanın bir dağını eline alır, çevirir. Meselâ, kuvvetli vücud-u haricîden bir âyine ve kuvve-i hafıza, zayıf ve hafif olan vücud-u misalî ve mânevîden yüz dağı ve bin kitabı içine alırlar ve çevirebilirler. İşte vücud-u misâlî ne derece kuvvetçe vücud-u haricîden aşağı ise, mümkünatın hâdis ve ârızî vücutları dahi ezelî, sermedî, vâcip bir vücuttan binler derece daha aşağı ve hafiftir ki, o mukaddes vücut, bir zerre tecellîsiyle, mümkünatın bir âlemini çevirir." (1)

Bu ince meseleyi iki örnekle izah etmeye çalışalım.

Birinci Örnek: Marangozluk

Yüz tahta kendi aralarında anlaşıp bir masa ya da sandalye olamazlar, bu tahtaların güzel bir masa ya da sandalye olabilmesi için tahta cinsinden olmayan ve marangoz sanatından anlayan bir ustaya ihtiyaçları vardır. Marangoz usta tahta cinsinden daha üstün daha yetenekli daha akıllı daha güçlü bir insan olduğu için tahtaya istediği şekli istediği dizaynı rahatlıkla ve kolaylıkla verebilir. Ama aynı işi iki tahta kendi içlerinde yapamazlar.

Çünkü tahtalar vücut ve kuvvet açısından kendi aralarında eşit ve zayıftırlar. Ama insan olan marangoz, tahta cinsinden olmadığı için, tahtaya ait kusur ve eksikliklerden münezzeh ve mukaddestir. Mesela, insanda akıl varken, tahtada yoktur; yine insanda hayat varken, tahta cansızdır; yine insanda güç ve kuvvet varken, tahta zayıf ve acizdir vesaire. İşte insanın bu üstün özellikleri kendinden daha aşağı olan tabakalar üstünde bir tasarruf ve idare hakkını veriyor.

Benzer ilişki mahlukat ile Halık, yani yaratılmış ile yaratan arasında da vardır. Allah kainat cinsinden değildir ve yaratılmışlarda olan bütün eksik ve noksan sıfatlardan mukaddes ve münezzehtir. Bu yüzden Allah mahlukat üzerinde mutlak bir tasarruf ve idare sahibidir. Mahlukat Onun sonsuz sıfatları karşısında bal mumu gibidir, asla bir zorluk ve sıkıntı çıkaramazlar.

İkinci Örnek: Komutanlık

Bin tane rütbesiz asker, kendi içlerinde bir nizam ve düzen kuramazlar;çünkü rütbeleri eşit olduğu için, birbirlerine hükmedip emirle iş yaptıramazlar. Ama bir rütbeli komutan, o bin askeri istediği şekle istediği nizama sokabilir. Çünkü rütbesi onlardan daha üstte olduğu için, onlara istediği şekli verebilir. Bir üst rütbe bir alttan daha galip daha kuvvetli olduğu için, alta istediği şekli verebilir ve bir engel ile karşılaşmaz.

Aynı şekilde Allah’ın ezeli ve ebedi sıfatları, kainat kışlasında bulunan mahlukat askerlerinin komutanı olduğu için, onları istediği şekle istediği nizama sokabilir, bir iş bir işine mani olamaz. Ama mahlukat askerleri kendi aralarında değil muazzam bir nizamı basit ve alelade bir şekil ve düzen bile temin edemezler. Çünkü vücutça, rütbece bir birilerine müsavi ve eşittirler. Güneş kütle açısından büyüklüğüne bakarak atomun içindeki protonlara hükmedemez, hatta protonların varlığından bile haberdar değildir. Çünkü güneşte ilim ya da akıl yoktur.

Allah’ın varlığı ve sıfatları ezeli ve ebedi olduğu ve kainat cinsinden olmadığı için, kainat üzerinde mutlak bir şekilde hükmeder ve bir iş bir işine mani olamaz. Allah’ın sonsuz kudreti karşısında kainat bal mumu gibi edilgen ve itaatkardır.

(1) bk. Şualar, On Beşinci Şuâ.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: El-Hüccetü'z-Zehra'nın İkinci Makamı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 485 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...