"Hasrı ifade eden câr ve mecrûrun takdimi, tevhide îmadır." Car ve mecrur neye takdim edilmiştir? İşaratü’l-İ’caz’da “kul” kelimesi besmeleden evvel mukadder denilmiştir, ama Emirdağ Lahikasında ise ahirinde denilmiş, farkı nedir?

Soru Detayı

Bu cümleleri açıklar mısınız? Ayrıca; burada car ve mecrur neye takdim edilmiştir? Normal cümle yapısı nasıl olmalı? Mesela "iyyake nabudu" cümle yapısı "nabuduke" iken takdim olayından yapısı değişmiş. Acaba besmeledeki takdim meselesi bunun gibi mi? Ve aynı zamanda İşaratü’l-icaz’da “kul” kelimesi besmeleden evvel mukadder denilmiştir, ama Emirdağ Lahikasında ise ahirinde denilmiş, farkı nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Arapça gramerde genel kaide olarak car ve mecrur, fillden sonra gelir ve fiilin müteallıkı olarak car fiil manasını kendisinden sonra gelen mecrura çeker.

Burada car ve mecrura konu olan kelime بسم الله kelimesidir.

Harf-i cer (ب ,في, من, الي الخ.) lafzî semai âmiller olup kendisinden sonra isme veya zamire mecrur denilir.

بسم الله kelimesinde ب harf-i cer, اسم mecrurdur. Car ve mecrurun mukadder olan قل'a takdimi ile بسم الله قل olur ve mana: "Allah’ın ismiyle söyle" veya "Bismillah’ı de" olur. Burada besmeleyi takdim, قل'a muhatabı takdir ederek, remzen “Başka değil, Allah’ın ismiyle başlıyorum.” diyerek tevhidi ifade eder.

Bu kelimenin gramer olarak قل بسم الله "De ki: Bismillah veya De ki Allah’ın ismiyle (başlıyorum)". Burada ilk nazar muhataba gider, tevhid manası zihinlerde tebei kalır.

قل fiilinin بسم الله ‘nin başında hazf edilmesi (İ.İ’caz) mülahazasıyla takdir edilmesi veya sonunda takdir edilerek (Emirdağ Lahikası) izhar edilmesinin tevhide ima açısından farkları yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...