"Hastalığın açtığı dua musluğunu, âfiyeti kesb etmekle kapamamak gerektir." deniyor. Halbuki, Efendimiz (asm) "Allah'tan afiyet isteyin." buyurmuştur. Aradaki ince manayı açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İnsanın hikmet-i hilkati ve sebeb-i kıymeti olan samimî dua ve niyazın bir sebebi hastalık olduğundan, bu nokta-i nazardan şekvâ değil, Allah'a şükretmek ve hastalığın açtığı dua musluğunu, âfiyeti kesb etmekle kapamamak gerektir."(1)

Peygamber Efendimiz (asm)'in afiyeti tavsiye etmesi umumi bir kaide olup, bütün insanlar için geçerli bir prensiptir. Bazı insanlar için hastalık hususi bir şifa ve dua kaynağı olabilir. Yani sıhhatli iken yapamadığı dua ve niyazı, hastalık vesilesi ile yapabilir. Zaten bu risale hastalara hitap eden bir risaledir. Sıhhatli insanlara hastalanmak için dua edin denilmiyor; hasta olanlara mevcut halinizden istifade yoluna gidiniz deniliyor.

Nitekim Sad bin Vakkas (ra) dua-yı Nebevinin bereketi ile duası makbul bir zattı. Herkes ona gelip dua ile şifa bulup gidiyorlardı. Ömrünün son zamanlarında gözleri görmemeye başlamıştı, ama şifa için dua etmiyordu. Bu hali sorulduğunda şöyle cevap veriyordu: "Allah’ın takdiri daha hoşuma gidiyor. Bu takdiri bozmak istemiyorum." Yani teslim ve tevekküldeki lezzet, hastalığa racih geliyordu.

Bu kabilden hastalar da mevcut hastalığından istifade yoluna gidebilirler ve ömrünün en güzel mahsulatını bu hastalık vesilesi ile alabilirler. Üstad Hazretleri biraz da bu ince noktaya işaret ediyor. Yoksa sağlam ve sıhhatli insana ya da tahammülsüz adamlara, sıhhat ve afiyet istemeyin, demiyor.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a, On İkinci Deva.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Lazgin

SORU: ŞAFİÎ MEZHEBİNE GÖRE TEDAVİ OLMANIN HÜKMÜ NEDİR ?

Hastalanan kişinin tedavi olması sünnettir. 

[*] Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: 

•  Şüphesiz ki Allah -ihtiyarlık hariç- hangi hastalığı yaratmışsa mutlaka onun devasını (şifasını) da yaratmıştır. (Tirmizi, Tıbb,2038)

[*] İbn Hibbân ve Hâkim, İbn Mesud'dan şu hadisi rivayet etmişlerdir: 

• Allah hangi hastalığı indirmişse mutlaka onun ilacını da indirmiştir. Bunu bilmeyen bilmez, bilen bilir. (İlaç olarak) Sığırların sütlerine sıkı yapışın; çünkü bunlar her türlü ottan yerler. (Hakim,Tıbb,IV,197 / İbni Hibban,Tıbb,6075)

[*] Başka bir rivayette ise şöyle denilmiştir;

• " Çörek otuna yapışın! çünkü onda ölüm hariç her hastalığın şifası vardır." ( Buhari, Tıbb,5688, Müslim,selam,5728) 

 

İmam Nevevî el-Mecmû'da şöyle demiştir;

*" KİŞİ ALLAH'A TEVEKKÜL EDEREK TEDAVİYİ TERK EDERSE BU HAREKETİ DAHA FAZİLETLİ BİR DAVRANIŞ OLUR."*

BİR MESELE;

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah'a tevekkül edenlerin önderi olduğu halde o bile tedavi olmuştur hal böyle iken nasıl olurda tedaviyi terk etmek tevekkül olur ?

EL CEVAP; 

Hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem tedavi olmanın caiz olduğunu göstermek için tedavi olmuştur. 

İbnü'l-Berezî'nin fetvalarında şöyle denilmiştir:

* Tevekkülü güçlü olan kişinin tedavi olmayı terk etmesi daha iyidir. Nefsi zayıf ve sabrı az olan kişinin tedavi olması daha faziletlidir. 

 

İKİNCİ MESELE;

Açlıktan ölmemek için ölmüş hayvan etini yemek farzdır, boğazda kalan lokmayı yutabilmek için [ başka hiçbir sıvı yoksa] şarap içmek farzdır. öyle ise (hayatta kalmak için) tedavi olmanın da farz olması gerekmez miydi ?

EL CEVAP;

Ölmüş hayvan eti yemek ve  şarap içmek başka alternatif olmadığı ve kişinin kesin ölme durumuna geldiğinde farz olur. şayet başka alternatif varsa veya ölmeyecekse yine farz olmaz.

Tedavi olmak ise böyle değildir bunun kesinliğinden emin olamayız.

° Kadı İyaz tedavi olmanın farz olmadığı konusunda icma olduğunu nakletmiştir.

{ KAYNAK: MUĞNİL MUHTAÇ }

 

Madem hastalıkların böyle menfaati var, ondan şekva değil tevekkül, sabır ile, belki şükredip, rahmet-i İlahiyeye itimad etmektir.

Lemalar - 212

 

Başta Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm, enbiyalar sonra evliyalar ve sonra ehl-i salahat çektikleri hastalıklara birer ibadet-i hâlisa, birer hediye-i Rahmaniye nazarıyla bakmışlar; sabır içinde şükretmişler. Hâlık-ı Rahîm'in rahmetinden gelen bir ameliyat-ı cerrahiye nev'inden görmüşler. Sen ey âh u fîzâr eden hasta! Bu nuranî kafileye iltihak etmek istersen, sabır içinde şükret. 

Lemalar - 

Hz Eyyub aleyhisselam onca yıl şifa için dua etmemişse elbette maddi sebeplere de başvurmamıştır, demek yapabilenler için - fakat ubudiyete halel vermemek kaydıyla -  tedavi peşinde, hastane köşelerinde, doktor peşinde koşmamak, ilaç kullanmamak daha faziletlidir. 

 

...hastalığın açtığı dua musluğunu, âfiyeti kesbetmekle kapamamak gerektir.

Lemalar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...