Block title
Block content

"Hattâ belâgat dâhilerinden Sekkâkî gibi bir zât, İmruu’l-Kays veya başka bir bedevînin ibraz ettiği belâgat incelerini kavramamıştır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünya çapında bir edebiyatçı, dilini ve örfünü derinlemesine bilmediği bir köye ya da kasabaya gitse, o köy ve kasabanın kendine özgü ağız ve lehçesine, o köyde yaşayan sıradan bir insan kadar vakıf olamaz. Bir deyim söylense, dünya çapında ünlü olan edebiyatçı sıradan köylü kadar derinlemesine o deyimi hissedip anlayamaz.

Sekkâkî ile İmruu’l-Kays veya başka bir bedevînin durumu da bunun gibidir. Sekkaki gelmiş geçmiş en büyük belagat dâhilerinden de olsa, bir bedevinin saf, temiz ve doğal belagat anlayışına yetişemiyor.

Bu yüzden İmam-ı Azam Arapçayı mükemmel bilmesine rağmen, sırf belagatin inceliklerine vakıf olmak için Arapçayı daha fasih daha el değmemiş bir şekilde konuşan bir kabile içinde iki yılını geçirmiş.

Belagatin bir anlamı da bir şeyde gizli olan derin anlamdır. Bu derinliğe inip o manayı anlayabilmek için, o yörenin diline, örfüne hakim olmak gerekir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...